Okumak Üzerine
Murat Soyak — Cts, 01/03/2008 - 10:51
Kitap(lar) okumanın erdemini, güzelliğini, yararlarını hiç usanmadan anlatmak gerek.Okumak, insanı geliştiren, yücelten bir çaba.Okumak, başka hayatların, insanların, fikirlerin dünyasına yapılan bir yolculuk. Ötekini hakkıyla bilmenin, tanımanın en etkili yolu.
Kitap, dergi, gazete okumayan kişi nasıl olur da kitap okuma alışkanlığı kazandırabilir ?Önce kendimize anlatmalıyız, önce kendimizi ikna etmeliyiz derim.Bizim örnekliğimiz çok önemli. Çocuklar söylediklerimizden ziyâde davranışlarımıza, yapıp ettiklerimize bakmaktadırlar. Kitap okumayan(lar), kitap okuma alışkanlığı kazandıramaz diye düşünüyorum.
Hepimiz taşın altına elimizi koymalıyız.Sadece “okumak” hususunda değil birçok meselede ortak hareket etmek gerekiyor. Evde kitap okuyan anne- baba, çocuğuna güzel örnek olacaktır. Ailede başlayan eğitim süreci okulda gelişecektir. Güzel davranışları kazandırmak sabır ister, gayret ister. “Ö r n e k l i k ” bu noktada önem arz ediyor.
Kitapların pahalı olması, okumak için vakit bulunmaması gibi birçok sebep sıralanmaktadır.Çok şeye zaman bulabilen günümüz insanı, okuma noktasında “zamanım yok” diyebiliyor. Bir günü etraflıca
düşündüğümüzde kitap okumaya zaman bulamıyorum demek zor olsa gerek. İhtiyaçlar zamanın kullanımını etkiliyor.Kitap okumak kişide bir ihtiyaç, gereksinim olarak üst sırada yer almıyorsa elbette sözü edilen zaman bulunamayacaktır. Oysa kitap okumak hava gibi su gibi ekmek gibi aranacak olursa zaman mutlaka bulunur diye düşünüyorum.
İletişim araçlarının gelişmişliğine karşın sahih bir iletişimin oluştuğu kanısında değilim. Televizyon programlarının topluma zarar verdiği artık ortak bir görüş olarak dillendirilmektedir. İnsanı geliştiren, eğiten, yücelten programlar -maalesef- yok denecek kadar az. Sıradanlık, bayağılık, sığlık almış yürümüş.
Öncelikle çocuklar, gençler bu durumdan olumsuz etkilenmektedir.Bir çıkış yolu aranıyor.Çocuklara güzel örneklerin, iyi insanların tanıtılması gerekiyor.Söylediklerimizden ziyâde görüntü(ler) etkili olmaktadır.Ne yapmalı da çocukları, gençleri televizyonun, bilgisayarın zararlı yönlerinden korumalı ?
Kitap okumayı seven, okuduklarından lezzet alan kişi, okudukça iyiye, güzele, doğruya adım adım yaklaşır.Bu süreçte okumaktan alıkoyan çeşitli araçlar (televizyon, bilgisayar vb.) olacaktır ama okuma alışkanlığı kazanan rahatlıkla tekrar kitaplara dönebilecektir.İşte bunu önemsiyorum.Televizyondaki basit bir programdan, bilgisayardaki oyundan kitaba dönmek soylu bir tavır alıştır. Kendisine dayatılan bir sunuma “hayır” diyebilen, çılgın çalkantıdan, kargaşadan, kaostan; kitabın aydınlığına, özgürlüğüne varacak ve kazançlı çıkacak.Zihnimizi, kalbimizi doğru okumalar sağaltacaktır.
Okumak, bir yönüyle kendimizi okumaktır diyebiliriz.Kitaplarda kendimizi veya bir benzerimizi ararız.Önemli bulduğumuz cümleler, paragraflar bizim de bir vakit düşündüklerimiz, tasavvur ettiklerimiz olabilir.Okuduklarımızdan kendimize, yüreğimize doğru bir adım daha atabiliyorsak; işte o kitabın bizdeki karşılığı daha güzel olmaktadır.
Bir de doğru kitapları, doğru zamanda okumak gerekiyor.Seçici olmak işte bu aşamada önemli.Popüler okumalardan ziyâde köklü, kabul görmüş, klasik değeri olan eserlerden başlanmalıdır diye
düşünüyorum. Esaslı okumalar neticesinde doğru kitapların seçimi de sağlanır. Mesela roman türünde kitaplar için günümüzde yazılan popüler romanların dışında mutlaka klasik romanları okumak gerek.
Yoksa istenilen hedefe varılamayacaktır ya da okumada istenilen verimlilik elde edilemeyecektir.
Sözün özü: Işık, gelecek, kitaplar ile…
* “Bir nokta” edebiyat dergisi, Haziran 2006
- Murat Soyak yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli


Son yorumlar
13 sa. 28 dk. önce
13 sa. 41 dk. önce
13 sa. 50 dk. önce
13 sa. 54 dk. önce
15 sa. 12 dk. önce
1 gün 1 sa. önce
1 gün 1 sa. önce
1 gün 5 sa. önce
1 gün 13 sa. önce
1 gün 14 sa. önce