Mülteci Hayatlar
salih demirhan — Çar, 06/02/2008 - 00:00
"Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır." diyor üstad. Bu hayat o bildiğimiz hayatlardan değil. Bu hayatlarda yenilgilerle büyüyecek bir zafer umudu yok. Zafer işareti yapan bir çocuk göremezsin bu hayatlarda. Ya da taş atan bir çocuk 'intifada'daki gibi düşman tanklarına. Çünkü savaş yoktur o hayatlarda tıpkı huzur olmadığı gibi. Hayattan tek beklentileri o lanet olası kağıtlar. Nüfüs cüzdanı, pasaport, çalışma izni.....
Çeçen mültecilerdir o hayatların isimsiz kahramanları. Evet, çeçen mülteciler; bize bir otobüs kadar yakın ama zihinlerimize binlerce ışık yılı uzakta olan kardeşlerimiz. Fenerbahçe`de, Beykoz`da, Ümraniye`de.... O lanet olası kağıtları bekliyorlar çatık kaşlı devlet babadan. Sen mültecisin, bu ülkede çalışabilirsin, hastanelere gidebilirsin diyen o kahrolası kağıtları bekliyorlar. Ama sen mültecisin diyemiyoruz onlara. Tanıyamıyoruz devlet olarak onları. 'Moskof kızar' diyoruz, 'Konjonktürel olarak bakmalıyız olaya' diyoruz. Ne menem bir şeyse bu konjonktür denen frenk sözcüğü; kardeşlerimizle bizi hep koparıyor.
Halbuki onlar ne umutlarla gelmişlerdi Türkiye`ye yani 'halife şehri'ne. "Kardeşlerimiz bizi korur kollar dedik geldik Kafkasya`lardan." diyorlar. Ama kardeşleri de onları kendi başlarına bıraktılar. Fenerbahçe`de dört duvar arasında hayattan soyutlanmış bir şekilde yaşamasına razı oldular. Elektriğin, suyun, banyonun, ısınmanın başlı başına bir sorun olduğu o kamplarda yaşamasına razı oldular.
Velhasıl kelam; bu insanlar yani öz kardeşlerimiz hayata mülteci kalmışlar. Kardeşlerimiz İngiltere,den Almanya,dan medet umar hale geldiyse eğer silkinmenin vakti geldi demektir. Devlet o lanet olası kağıt parçalarını vermeli Moskof`tan korkmadan. Biz de hayatın yokuşlarında kardeşlerimize destek çıkmalıyız. Ve tabi ki en önemlisi seccademizin başında kardeşlerimiz adına Hüda`ya niyaz etmeliyiz.
'İttihad-ı İslam'a giden yolda saflarımızı sıklaştırmalıyız. Son halifenin topraklarındaki müminler olarak bu en büyük görevimiz.
- salih demirhan yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli


Rüyalarımız dahi misak-ı milli'de kaldı
Enes Çınar — Çar, 11/06/2008 - 13:21Ne acı... Çeçenler de çıktı hayatımızdan tıpkı Afganlıların çıktığı gibi, tıpkı Filistin'in çıktığı gibi... Nasıl bir gündem sağanağıdır ki bu tekrar bir "facia" olmadan asla dönüp bakmıyoruz "ümmet coğrafyası"na. Rüyalarımız dahi misak-ı milli'de kaldı. yazık.