Münafık Şehirler
Kâni Çınar — Pzt, 13/01/2003 - 16:48
Tarihi misyonları vardır. Fi tarihlerinde önemli devletlere başkentlik yapmış, kültürlerin harman yeri olarak miraslarını zamanımıza kadar ulaştırmışlardır. Bağrından çıkan ilim adamları, din büyükleri, devlet adamları vs. le "unutulmaz", "silinmez" bir mazi vücûda getirerek manevi dünyamızın atar damarları olmuşlardır.
Bu sebeple taşıdıkları "intibaı", geçmişten süregelen ve tevarüs edilerek günümüzde de varlığını hissettiren havası ile iki şehir, iki eski payitaht; bu hali bir rant gibi, olmadık durumdan çıkarılan "avantaj" gibi kullanarak zamane "münafıkları" haline gelmişlerdir.
Anadolu coğrafyası ve burada meskun şehirler, "taşradan" gelen insanlar için daima bir yüzlerini gösterirler. Diğer yüzlerine yani "gerçek dünyalarına" vakıf olabilmek için orada, yeterli bir zaman mukim olmak gerekir. Aksi takdirde edinilecek izlenimler güdük olur, nakıs kalır. Kayseri ve Konya'da uzun seneler yaşamış birisi olarak şu hükme kolaylıkla ulaşabilirim: Konya ve Kayseri, zamanımızın en büyük iki münafık şehridir. Harici beldeler için bu şehirlerin, manevi bir havası, samimi insanları, yaşanabilir bir iklimi ve coğrafyası ile fikir ve düşünce babından "kale" olma hususiyetleri vardır. Ve fakat diğer yüzleri, yediği sihirli elmanın tesirinin kaybolması ile bir cadıya dönüşen eski zaman masalları gibidir.
Bu şehirlerde seçimler, bir "ramazan" havası içinde geçer. Konuşmacılar yeri geldikçe ayetler okur, konuştuklarına mesned olarak Hadis-i Şerif hatırlatırlar. Ezan okunurken susarlar, Allah'a hamd ederler, başörtüsü dağıtırlar. Münafığa münafıkça yaklaşımdır bu. Alan ve satan memnun ayrılır seçim meydanlarından. "İslami" çizgisi olan (olduğu iddia edilen) iş yerleri açılır. Vatandaş, "islami" hassasiyetleri ile buradan alış-verişe yönlendirilir. İçerisinde içki haricinde ve islami olmayan, yani modern kültürün tüketime yönelik ihtiyaçlarından ne arasan bulursun. Münafık şehirlerin, münafık holdingleri bunu semirir, posa haline getirir. Kombassan'ın Afra'sında, kapıda başörtülü, makyajlı, bellerinde "kelepçe" ve göğüslerinde "yıldız" ile güvenlik personeli durur. Kayseri'de Beğendik 28 şubat sürecinde gazetelere çarşaf çarşaf ilanlar verir ve "yeşil sermaye" ile bir alakaları olmadığını beyan eder. Daha bir kaç gün önce açılan Migros, tıka basa müşteri doludur. Kendilerine hareket noktası olarak "islami"lik ilkesini seçen ile babadan oğula geçen holdingcilerin arasında ince bir kıl kadar dahi olsun fark kalmamıştır. Kayseri Kapalı Çarşı'sında esnaf, şeytan gibi adamı çarpar, Konya'nın holdingleri vatandaşın parası ile makam arabası olarak süper arabalar alır, makamını dayatır, döşetir, sonra da "iflas" eder; zarar, kâr'ın kardeşidir türküsünü çağırır.
Münafık şehirleri münafık yerlileri bu hale getirmiştir. Üniversite ve askeri kışlalarla başlayan bozulmayı, bizler, yani buraların yerlileri, özünden uzak, metropolleri aratmayacak yapılaşma içerisinde modern dünyanın haramilerine altın tepside sunuyoruz. Moda, hangi isim altında olursa olsun buralarda "yaşam" gereğidir. Ar - namus, anane hatta din "belli zamana" ve "belli mekanlara" indirilmiş, bir deşarj unsuru, insanın fıtratından getirdiği bir tatmin olma, bir gönlü teskin etme unsuru olarak kullanılmaya başlanmıştır. Sair zamanlarda İstanbul'un Beyoğlu'nda vur patlasın - çal oynasın yaklaşımı ile bu iki münafık şehrin düğünlerinde, "eğlence mekanlarında", cadde ve sokaklarında durum aynıdır. Kim iddia edebilir ki Konya'nın Aladdin'den Mevlana'ya uzanan havası ile Zafer'deki havasının aynı olduğunu? Eski Kayseri diye tabir edilen mahalleler ile Sivas Caddesi bir midir? Mac Donalds ne kadar bizimdir ki hem Kayseri hem Konya buralara teveccüh gösterir? Villalar, süper lüks arabalar, anormal tefriş edilen holding merkezleri, ikinci eşler için dayanıp döşenen triplex mekanlar, tatil merkezlerine abonelik...Konya ve Kayseri bunları yaşıyor. Kapıya gelen fakire sunulan bir tas çorba, tüm bu dünyalığın kefareti midir? O da sunuluyorsa tabi...
İki münafık şehir, ya aslına dönüp "modern dünya" denilen canavar ile arasına okyanuslar koyacak (ki bu şu an imkansız görünüyor) ya da tarihi misyonlarından en kısa sürede sıyrılıp "redd-i miras" edecekler ki iki cami arasında kalmış beynamaz olmaktan kurtulalar. O zaman kayseri'ye de Konya'ya da bakan iki farklı çehre görmeyecek.
- Kâni Çınar yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli


Son yorumlar
13 sa. 40 dk. önce
13 sa. 53 dk. önce
14 sa. 2 dk. önce
14 sa. 6 dk. önce
15 sa. 24 dk. önce
1 gün 2 sa. önce
1 gün 2 sa. önce
1 gün 6 sa. önce
1 gün 13 sa. önce
1 gün 14 sa. önce