Sondu yine
Mehlika Toyga — Çar, 26/12/2007 - 00:00
Sondu yine...
bir kaç ölüm kırpıntısıyla sıyrılıyoruz susuşların erbâbından,
ve boşanıyoruz körpe zalimlerin malayani hınçlarından
Düşmek bana bî_karar bu lehçede (!) en iyisi gömmek
peçe ardı balçıklarıyle sıvanmış bu gardiyanlığımı
Ölüm...
Sen ki; gözlerine kırağı çalınmış çocuk (!)tek yaptığın ezel soframdan arta kalanları devşirmek Heyhat !!! bir lâhza dursan
Doğarken parmaklarının mengenesine sıkışan soluklarca verilmiş bir ahidnâmesin, ihaneti haketmezsin bilirim.. Seni tasavvur edemiyorum, seyir alemindeyim baktığımca. bir an varacak gibi oluyor tenim bir ısırık uyarınca, derken avucumdan sıyrılıveriyorsun acın(y)arak
Sondu yine...
Göğünden kopagelen bir akşam üstünden çalınmış,
dualarımın encâmından telâkki ediyordu umutlarım
Telaşlı kartallarca istilâydı "havf ve reca" ve
açılmadık cevapların soruları oluyordu korkularım
Ölüm...
Sen ki; sabahlarının kıyamına kurşun secdeleri sıkışmış çocuk (!) Leyl'evî çığlıklarımdan kopagelen kum tanelerimce varsın bana. Heyhat !!! bir lâhza dursan
Kays'ların vâveylalarına gark olmuş sükût oruçlarımdan bîhaber geziniyorken omuzlarımda. ben dirilmenin muştusundayken sana kösnürüm sanma (!) küllerinden göğsüme iliklediğim yangılarda, bir ağıt olur kalır parmaklarımda, usançlı değili(m)z
gözlerimden süzülen paslı yağmurlara, yalnız boğulmanızdan tedirginim
Sondu yine...
Cehennem uğultularının tevbe çığlıklarıyle kavgaya tutuştuğu
ürkütülmüş hayat hazineleri saklanırdı bir zaman aykırlığına
ve çekilirdi yazgımızdan ceste ceste kızıllar dokunan ahvâlimiz,
sokulurken bir sırat hayalisi feryâd_u efganımızın akışkanlığına
Ölüm...
Sen ki; beklenmedik intiharların sehpalarından fışkıran çocuk (!) ağıtlarımda şımaran "hak" diğergâmlığımı üstlenen kıyamlarımca varsın bana. Heyhat !!! bir lâhza dursan
Ey hâsıl_ı secdem (!) şarlayarak devir bir bir.. kabaran namlunun körpe cesetlere büyüyen dişlerini. ben sırtlandığım mezarların çelimsiz astarlarıyla dokuyacağım dua nakışlı heyulalarımı. rikkâtimi koluma takıp koşmaya başlayınca kahkaların ıtrî soysuzluğuna, vardığım tüm şehirler "aşk" kötürümü uyanacak.
Sondu yine...
Açıklanacak ne kaldıysa lâkırdılar öncesi
yanık kokuları yükselirdi şehâdetin başı kesik selâlarına
bırak tafralarında kaysın sabîlerin vahşet kımıltıları demlenen saçlarından
yeter ki, sıyrıl ve bak yüzüne (!) iffetin taşan seli'kanlı bağrına
Ölüm...
Sen ki; beklenmedik gülistânların kibritinden tozan alevli çocuk (!) Günlerime devinen ilkel gemilerin yüklendiği bir rüzigâr kadar varsın bana.. Heyhat !!! bir lâhza dursan.
Tebessümlerine hicrân bulaşmış evlerin bacalarından büyüyen savaş yaygaraları zorluyor şimdi tan yerinin kapılarını. Saçmalar uluyor çocukların ağrıyan yarınlarında. Öylesine sessiz saplıyor hıncım çare'siz' liğimi, örümceklere emanet ettiğim mağralarıma.
Bir çift güvercin izdüşümü bile suçumu bastıramıyor (!) son günlerde cinayet türküleri mi dolanıyor ne (?) sokaklarımda.. Artık yüzüne bakamadığım riyadan kararmış, bu yıpranmış sözleri yırtmalıyım.. Şimdi belki esirgiyorum bir mendilden bile göz yaşlarımı,
"utanıyor muyum" ne (?) "acz"iyyetimden. ama gün gelecek elbet, gözlerinin rayihâsına kör eylediğim bakışlarım /cennet/ bakışlarının alevinde kaybolacak.. hesaplar kesilecek (!)
Son işte...
Bir avuç topraktan sıyrıl da bak yüzüme.. yıkılmadan karşımda.. (!)
- Mehlika Toyga yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli




Son yorumlar
12 sa. 17 dk. önce
12 sa. 45 dk. önce
12 sa. 56 dk. önce
13 sa. 3 dk. önce
13 sa. 7 dk. önce
15 sa. 25 dk. önce
1 gün 3 sa. önce
1 gün 17 sa. önce
1 gün 17 sa. önce
1 gün 17 sa. önce