Macera Dolu Amerika
Zehra Betül Bıyık — Salı, 29/04/2008 - 07:29
Okul - ev arası bir otobüsteyim. Şehrin en işlek yolunda durduk. İki küçük çocuk indi. Tam karşıdaysa üç beş Çinli. Çocuklardan birisi irice ve yüzü çilli. Küçüğüyse heyecanlı.
- A bak Çinliler!
- Evet, Çinli onlar.
Küçük olanı yine heyecanlı ve yabancı dilini ispatlamak istiyor. Çinlilere doğru yönelip elini sallıyor.
- Hello!
Çinliler de aynı ispatın peşinde gibi aynı şeyi yapıyor.
- Merhaba.
Çocuk yine heyecanlı ama biraz da meraklı.
- Bi kere yabancı konuşsana be âbi.
Bu sefer çilli çocuk cevap veriyor.
- Akıllım, onlar seni anlamaz.
Bilgelik vardır üzerinde. Derken şoför vites değiştiriyor, gaza basıyor ve eve doğru yol alıyoruz.
*
Amerika’dasınız. Tenha bir sokakta öylesine yürüyorsunuz, Amerikansınız. Karşıdan bir polis geliyor, siz tedirgin oluyorsunuz. Ne de olsa polistir, hemen kendinize çeki düzen veriyorsunuz. Polis ise öfkelidir. Hışımla size doğru yaklaşır. Arkanıza dönmeye cesaret edemezsiniz. Dönmek zorunda değilsinizdir zaten. Aranızda yalnızca bir metrelik mesafe kalmıştır. Göz göze gelirsiniz! Kulağınıza alaylı alaylı bir şey fısıldar:
- İzle, bu çok zevkli olacak!
Hiçbir şey anlamamanıza rağmen rahatlamışsınızdır. Arkanıza dönersiniz. Birkaç metre gerinizde bir zenci görürsünüz. Biraz önce karşılaştığınız polis sorar.
- Niye gömleğinin rengi siyah?
- Bilmiyorum, öylesine giydim.
- Yakışmamış. Şimdi bunun cezasını çek bakalım.
- Tak tak...
- Ah!
- ...
- ...
Polisin dediği doğrudur. Zevk almışsınızdır, hem de çok. Nedeniyse sadece ve sadece beyaz olmanızdır.
- Zehra Betül Bıyık yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli




Ah benim esmer yanım...
Kerem Dağlı — Salı, 29/04/2008 - 15:43Teşekkürler. Yazınız hemen Halid Aslan'ın bir şiirini getirdi aklıma. Paylaşalım istedim.
...
Sonra Muhammed Ali geldi Kunta Kintelerin yanına.
Allah’a ne kadar şükrettim.
Ne kadar sabah gün ışımadan ekran karşısında
Sıkılmış yumruk, dizler karna çekik
Sahip beyazları patakladım.
...
http://www.sayhadergi.com/node/193