Ben bilseydim…
bünyamin büyük — Çar, 14/05/2008 - 02:04
Yırtık ve yamalı bir seccade… Gözlerim dalıp gidiyor mahrem dalgalara ve eziliyorum. Etrafımda bir koşuşturmaca bir telâşe… Beni kurtarmaya gelmişler, teşekkür ediyorum ve nazikçe reddediyorum.
Beynimin orta yerini yararak geçmiş bir kablo. Derin bir iz bırakmış olsa gerek, aynada dahi düzeltemiyorum. Uğraştırtacak baya beni lanet olası… Kan… Banyodaki çamaşır leğeni bir çırpıda getirip, beynimin yarılan yerine çaput basarak, kanları leğene süzüyorum. Baya kanamış, neyse salla diyorum ve işime devam ediyorum...
Amaçsızlığın zirvesine taht kurdum yine, elimde Recep abimizin bana güvenerekten verdiği iki dal sigara... Birisini yakmayı düşünüyorum ve yakıyorum. İçime dahi çekiyorum. İşte o ses... Kuru otların bir arada yanışı gibi, sigaramdan çıkan ses, çıtırtı... Şimdilik kalabalık ortamlarda iken bu sesi pek duyamıyorum, ama ileriki zamanlarda yüzümün beyazlığını kapatan siyahlıklar terimle beraber gittiğinde yani, artık kalabalıklar arasında da o sesi duyacağım ve cevap vereceğim.
Yağan yağmuru dudaklarımda yumuşatıp, yavaşça içiyorum. Rüzgârla anlaşamıyoruz ve rest çekiyorum yine. İçimden; üzgünüm “Mikail” diyorum. Bir tanrını olduğunu hâlâ biliyor ve tatbik ediyorum ama... Üzerime doğru gelen poyrazı tek bir hamlede durdurup, alt etmek istiyorum. Ama nafile, yine yere düşüyorum ve canım acıyor…
Yarım yamalak açılmış ellerimi, tam olarak açamıyorum hiçbir zaman, bunu yapmaya yüzümde yok hani, yüzsüzüm aslında da, ne bileyim ya, bu konular biraz farklı sanırım. Başımı da göğü yararcasına kaldırıp bakışlarımı bir noktada donuklaştırdıktan sonra dua da edemiyorum, yine başım önde ve eğik… Yine… Ne yapayım abiciğim!
Ne anlattım?
Niçin anlattım?
Ya da bi şeyler anlattım mı?
Boşver... Nerde kalmıştık;
Yamalı bir seccade,
Yarım yamalak açılmış bir el,
Bakışları önde mutatlaşmış bir baş ve göz,
Tüm bunlara rağmen, net ve doludizgin çıkan bir ses; ALLAHUEKBER
Hâlâ yaşadığıma dair emareler sanırım…
- bünyamin büyük yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli



ben yazacaktım bu lafları
Şahan Çoker — Paz, 18/05/2008 - 11:41yazının finalini okuyunca,ben yazacaktım dedim..bu laflar bu gün benim lafımdı ..hatta bu sabah namazında kendime söylenirken..
saygılarımla
www.sahancoker.com
evet,
bünyamin büyük — Paz, 18/05/2008 - 20:41bu lafları siz yazacaktınız şahan çoker, evet... Ben erken davranmadım ama, çünkü yine siz yazdınız.
Allahuekber.
Bir daha Allahuekber.
Ezan okunuyor, bitmek üzere ve camiden yükselen bir ses daha;
Allahuekber
Bunun üzerine bir daha; Allahuekber.
Çok şey denebilir .,
mehsani — Cum, 16/05/2008 - 13:35Çok şey denebilir ama az şey demek daha evla sanki “ALLAHUEKBER” dedikten sonra.,
Allah azze ve celle, bize haber vermeseydi biz nereden bilirdik; Yakup un Yusuf’u kardeşleri ile sefere koyarken ettiği kavli hatayı veya Bekıs’ın Süleyman’dan aldığı ihtida davetine karşılık mırıldandıklarını?
İmandan daha azim ne var ki, kişi ancak Rabb’ine güvenir ve ona tevekkül eder. Acaba? Diye soruyor muyuz kendi kendimize bu kadar muntazam ve sağlam bir tevekkül, Allah’a dayanma ve güvenme rehaveti ne tür bir ilim ve irfan gerektiriyor! Bu zincirin neresindeyiz?
Bu sabah bir hanım kardeşimiz; 11 yaşındaki biricik evladının lenfoma (bir çeşit kanser) olduğunu, bundan mütevellit intiharı bile düşündüğünü, yanı ümitsizliğini, çaresizliğini dile getiriyordu. Siz olsanız ne dersiniz? İnanın bende acizane ancak onu “Tevekkeltü alellah ve kefa billahi vekila!” diyebildim.
Gözlerimizin rengi, parmak uçlarımızın çizgisi sayısınca, belki de sonsuzca dert, elem, sıkıntı ve hüzün ki bir o kadarda çare, şifa ve en önemlisi “ALLAHUEKBER” diyebilecek bir yürek dolusu iman gücü var. Ne mutlu onlara ve o irade sahiplerine.
Özetle, bizim başımıza gelenler olduğu gibi bizim çevremizde olup bitenlerde bize ders olmalı değil mi? Ahmet’in yaşadığı elemi Mehmet kalben hissetmiyor, vakıadan hisse almıyor, acıyı paylaşmaya çalışmıyorsa, vah o bize ki, söylenenler söylendiği gibi yazılanlar yazıldığı gibi kalır!
Şimdi, (Allah muhafaza.,) hissi kalbi olmayan bir “ALLAHUEKBER” nidasını düşünün! Birde bilaheresinde “VE LİLLAHİL HAMD!” diyen muttaki ve mütevekkil kazazede muhlisi..,
Menkıbeden dersimi almışımdır, inşallah.,
Selam ve dua ile.,
Mehmet Sani Özel