Hayatın Kırlangıcı
Gülden Aras — Pzt, 23/06/2008 - 07:06
Bir yanda yazı ,şiir ,edebiyat. Bir yanda doğadan kalbime akıp gelen coşkusal hayat. Kırlangıçların göğe gerili kanadı .V çizen uçuşunun içimdeki kıpırtıyla denk düşüşü…
Kırlangıcım benim. Hayatım.
Kalbimin kelimeleri. Kalbimin ritmi. Beyazlı – karalı gövdesi, içimin hecesi. Benim kalbimin atışları ile kırlangıçların kanat çırpışları bir. O kanatlara bir değebilsem kalbimi ellerimle tutabilirim.
Göğsüme elimi bastırabilmem kalbimi tutabilmem değil. Ve kimse kalbinden geçen hisleri duyumsayabilmiş ,kalbini tutabilmiş değil. Kırlangıçların bu kadar devingen oluşları, kalplerinin deviniminden. Kalpleri ile kanatlarını bir çırpıştıramayışları ahengi yakalayamayışlarından. İçlerinin seslerini duyamayışlarından bu kadar çığırtkan oluşları. Bir ırmağa,bir telefon tellerine, bir yaprağa, bir gül dalına konmaları konacak yer bulamamalarından. Ama kanatları var, hiçbir bağa kayıtlı değiller. Bütün kayıtlar ,dosyalar,kurallar,yargılar benden yana. En uzak gül ,en yeşil yaprak ,dağ arkası ve beyaz bulutlar benden daha yakındalar ona. Bana ise saksılarda gül ,tablolarda dağ, uzak bulutlar…
Ne de olsa baharın kuşudur kırlangıç. Serin bulutun ve şefkatli güneşin. Ömrü bahar kadar ,sesi bahara sığar.
Ömrünü altı ayla sınırlayan hikayecilere kanmalı mı? Peki ya değil hayvanlardan ,insanlardan bile nefret eden o perdeleri hayata kapalı,bencil adama duyduğu aşkı? Kapılarını defalarca yüzüne çarpan bencilin sobasını hangi kanadıyla yakacaktı? Yoksa tüylerini de çıra mı yapacaktı?
Kırlangıcım benim. Hayatım.
Tüm aşkların ölmekle başladığına ve ölümüne sevdiğine dair,
Mehtaba,güneşe,denize yakamoz bırakan aya ve yıldızlara,
Acıya ve ıstıraba dair tüm şarkılarını aşktan anlamayan bencile mi şakıyacaktın?
Tüm dinleyiciler ömrünü altı aydan ibaret bilsin.
Kırlangıcım benim. Hayatım. Hastane yollarımın arkadaşı. Gücüm, kolum. Yürüyebilme umudum.
Altı ay yaşanan hayatı neylersin? Altı ayda ölsen kendini bir sürüye dahil edip güneye inebilir misin? Kanatlarını suya indirir,ıslanır ıslanmaz göklere yükselir misin?
Altı ay görememem ,ölümünle eş değer değil. Her bahar sabahı yükselip gelen bu sesler ,ölümden değil,hayattan gelir.
Kırlangıcım benim.
Hayatım.
- Gülden Aras yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli



yazı bir tercihtir
arife öveç — Paz, 10/08/2008 - 10:09Kişi konuşamadıklarını düşünür.. sonra da bu düşündüklerinin kayda değeceğini düşünür ve "Hadi bunu yazayım." der. Düşünen her kişinin kârıdır bu. Düşündüğünü yazıp da ele güne ilan etmek de er kişinin harcı diyebilir miyiz? Şahsen dil ve gramere önem verilmesi taraftarıyım ancak bizimki gibi hangi dilden hangi sözcüğü, hangi eki-kökü aldığı hassas incelemeler isteyen bir dil için bu kadar kılı kırk yarmak da bu topluma lüks sayılacak bir zümrenin harcıdır diye düşünüyorum...Bu ekin en gerekli olduğu iki sözcük bilirim:uy-sal, kum-sal.
Nedim Hazretlerinin bayıldığım bir dizeciği geliverdi aklıma (usuma mı demeliydim?).
Haddeden geçmiş nezâket yâl ü bâl olmuş sana...
Bu zümrenin çoğalması dileğyle..
Öncelikle belirtmeliyim ki
Halid Aslan — Pzt, 23/06/2008 - 18:18Öncelikle belirtmeliyim ki iyi bir "Gülden Aras" okuruyum. Hiç bir yazısını kaçırmamaya özen gösteriyorum. Bugün de bu yazıyı görür görmez ilk tıklamamı gerçekleştirdim. Yazıya hürmet edelim yazana da. İçeriğe de bir selam edelim ve kıymık gibi gözüme batan şu tamlamaya vurgu yapalım: coşkusal hayat
Bendeniz acizane şu şekilde bilgiye sahibim: Yapı olarak yanlış olmasına rağmen –sal, -sel eki bugün yaygın olarak kullanılmaktadır. Bilim eseri yerine bilimsel eser, kamu alanı yerine kamusal alan gibi yanlış kullanmalar tercih edilmektedir.
Hatta: -sal, -sel eki açı-sal, anıt-sal, doğru-sal, duygu-sal, hayvan-sal, kalıt-sal, kara-sal, kut-sal, onur-sal, tarım-sal, yapı-sal, birey-sel, bitki-sel, bölge-sel, çizgi-sel, evren-sel, gelenek-sel örneklerinde görüldüğü gibi sıkça kullanılmaktadır. Ancak yapı olarak yanlış olan bu şekli yaygın örneklerinin dışında kullanmamaya özen göstermek gerekir.
Derim. Amma söz sahiplerinin itirazına ve söz haklarına da sonuna kadar açığım.
Selamlar.
Beğenileriniz için sonsuz
Gülden Aras — Salı, 24/06/2008 - 10:29Beğenileriniz için sonsuz teşekkür ederim.Yapıcı eleştirileriniz için de .Aslında ekler üzerinde bu kadar yoğun düşünmüyorum hiç.Derslere girerken de dil ve anlatım derslerini tercih etmiyorum , gramerden çok duyguları sevdiğim için olmalı.Coşkulu hayat ya da coşku dolu hayat demeliydim belki...Ama büyük şairlerimiz bir kelime için yıllarca düşünürlermiş en uygununu yerleştirmek için defalarca müsvedde kullanıllarmış.Nazan Bekiroğlu'da "arka bahçesinde kendisine dahi yabancı fırtınaların başladığını sezen her yazar , üzerinden çok okuma geçmiş nüsha temizlerine değil , müsveddelerine talip olan okuyucu peşindedir " diyordu.
esen kalın
Eyvallah. Maksat hasıl
Halid Aslan — Salı, 24/06/2008 - 17:39Eyvallah. Maksat hasıl olmuştur. Nazan Abla'yı da bu vesile ile hatırlamanın memnuniyeti içerisindeyim. Selamlar.