Darbelere Dur De!
Zehra Arslan — Paz, 22/06/2008 - 11:17
Askeriyenin, çizdiği kader çizgisinden kaymış topluma bir çeki düzen verme ve haddini bildirme girişimi olarak darbeler, militarizmin en görünür ve en şiddetli hallerinden biridir.Toplumun, üstüne giydirilmiş deli gömleğinden çırpına çırpına çıkarttığı uvuzların budanmasıdır."Ve yarattığı tahribat buradaki hiçbirimiz için bir muamma değil."
Ancak ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken ortaya çıkmış askeri zihniyet yaşamımızın en ücra köşelerine sızmışken, insanlar kitleler halinde tıkıldıkları okullardan, evlerden, türlü çeşitli "yaşamayı unutma zorbalara itaat etme" düsturlarıyla terbiye edilmişken, eller her an havaya kalkar ve tokatlar, yumruklar olarak inerken, "her türlü sapmaya karşı" sopalar hazırda, silahlar ceplerdeyken, çatık kaşlı ve mazallah cellali resmi dilin kükrediği burlarda temsili demokrasiye payeler biçmek " sopayı kimin tutacağını ben seçeyim bari" demektir.
Ama parlamento yıllardır açık? / yıllardır seçimler de tıkır tıkır yapılıyor ve efendiler bize belli aralıklarla efendiliklerini onaylatma şansı veriyorlar? Gel gör ki darbe kabusunda uykularımızı bile kurtaramadık/ onun için şu anda sokaktayız! peki bir dönüp sandıklardan çıkan efendilerin ve onları seçenlerin zihniyetlerine bakmakda fayda yok mu?
Takım elbiseler ve tayyörlerden oluşan "sivil gardroplar" da ünüformalar kadar zevksiz! denemeye kalksak ruhumuza dar gelir! askeriyenin giydirdiği deli gömleği mi, at gözlüğü mü? bostan beygiri mi olacağız parya mı? bundan başka seçenek olmayabilir mi?
Bu ülkede darbe diye bir korku tahrip edilmiş hayal gücümüzün bir ürünü değil de her an gerçekleşebilecek bir ihtimal ise, güçlü bir ordu isteyenler olduğu için. keşke onları orduların önce kendi ülkelerini işgal ettiğini ve asli görevlerinin öldürmek olduğunu unuttukları zamana geri götürebilsek! keşke güçlü bir iktidar için sandıklara koşanlara, iktidarların ancak ve ancak bizim gücümüzü emerek güçlendiğini hatırlatabilsek!
Darbeleri ve bize yaşattıklarını lanetlediğimiz bugün, her birimiz bir kez düşünelim istiyoruz : BİNLERCE İNSAN ÖLDÜRÜLÜR, YÜZLERCESİ KATLEDİLİR, YİNE BİNLERCESİ İŞKENCE TEZGAHLARINDA SAKATLANIR, RUHLARI KARARTILIR, ÖLDÜRÜLÜRKEN SUSMAK MIYDI SADECE HATAMIZ? yoksa rızamız var mıydı olana bitene, güdülmeye? yani ast üst ilişkisinin bütün toplumsal hayatımızın temeli olmasına ? normalleştirmeye, anormal görülenin yok edilmesine? tepkileştirmeye ve ötekileştirmeye? eğilmeye, eğitilmeye?
Belki bugün için en samimi tavır kendi mazlumluğumuzu sadece efendilerin zalimliğiyle izah etme kolaycılığından vazgeçmemiz olabilir.
YAZAN: BİR KISIM ANARŞİST
(yirmibir/haziran/ikibinsekiz taksim istiklal caddesinde dağıtılan bildiri)
- Zehra Arslan yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli



Müslüman zaten darbecidir (midir)
Zehra Arslan — Cum, 27/06/2008 - 22:22Müslüman zaten darbecidir (midir)...öyle olması gereken vardır birde şu anda günümüz de yaşanan...ülkemizde, dünyada, müslümanların müslümanlara ne tür darbeler yaşattığını hepimiz tvlerden izliyor gazetelerden okuyoruz dahası birebir şahit oluyoruz...
Darbe'ye Dur Diyenlerin Darbesi
Nadir Marmara — Cum, 27/06/2008 - 07:04Sayha'nı hemen sağında yer alan anketin içeriği ve sonuçları da darbe mantığımızın darb edildiğine bir kanıt olsa gerek.
Anlamadığım bir şey var: Darbeye ve darbelere dur diyenlerin darbeci olmadığını mı söyleyeceğiz? Onların da yaptığı düpedüz darbe değil de nedir? Yani, bizi vurmayan, dokunmayan, düzen kapsamında olsun veya olmasın, demokratik olsun veya olmasın yasal görmediğimiz bir şey mi darbe. Müslüman zaten darbecidir. Her ne kadar son yüzyıllarda adını ve varlığını neye darb edeceğini bilmese de öyledir. Öte yandan "Darbeye karşı ses çıkar" sloganı statükocu bir slogandır. Hatta aksini iddia etmeyeceğiniz kadar. Darbesiz bir dünya falzaca dünyasızdır.
Ah siyaset! Sen ne kadar çekicisin!
Müslüman zaten
Halid Aslan — Cum, 27/06/2008 - 21:16Müslüman zaten darbecidir
Yine vurucu bir yaklaşımla ne olduğumuzu bir kez daha hatırlattın üstad. El hak arzdan arşa kadar hakikatı dile getirdin. Sıkıntımız o nefis cümlenin devamında aslında. Kendimize biçtiğimiz "mazlum" rolün etekleri altında "darbe, az daha darbe nolur" nidaları ile müştekiyiz.
İstikametsiz, en başta kendimize karşı insafsız ve maalesef iz'ansız "modern" yaftalarla yaşamaya alışmak beterin beteri sanki. Her gece bir dua ile, her an bir feraset ile, her daim bir selam ile kendimizden başlayarak darbelere içi boş darbeleri savurup atabiliriz.
Sil baştan, ilk baştan....
inşallah
Mülteci — Pzt, 23/06/2008 - 20:46orda değildik keşke orda olabilseydik bir ses te bir sestir
inşallah bir daha böyle bişeye gerek kalmaz
yüce yaratıcımızdan temennim budur sağolun arkadaşlar.............
Allah'ım, bana
Kerem Ağahanlı — Pzt, 23/06/2008 - 19:10Allah'ım, bana değiştirebileceklerimi değiştirmek için CESARET, değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için SÜKUNET, ikisini de birbirinden ayırt etmek için AKIL ver..
selamun aleyküm
Mülteci — Pzt, 23/06/2008 - 20:38s.a
ben de halil cibranın bu sözünü çok seviyorum...............
AKP taraftarlığı değil
Nefi Selamoğlu — Pzt, 23/06/2008 - 17:44AKP taraftarlığı değil asla... Ama genelde onların şahsında gerçekleşen bu hadise için "tepki" en alası ile ortaya konulmalı artık. Bu bir damla olmalı ve halka halka büyütülmeli. Televizyon ve radyo ele geçirerek darbe yapılan günlerin özlemiyle yanıp tutuşanlara bütün kitle iletişim araçları ile "hayır" demek zamanı. Organize edenleri, katılanları omuzlayalım ve fakat yeni oluşumların içinde de bizler olalım. Selamlar.
Rabbim güç ve takat
Zehra Arslan — Paz, 22/06/2008 - 12:21Rabbim güç ve takat verdiğince yürümeye devam edeceğiz inşaallah...yılmak, tükenmek, yok.Her ne kadar bizi yorsalar da yıkılmak yok!
Bir isyan manifestosu... Ve
Kâni Çınar — Paz, 22/06/2008 - 11:43Bir isyan manifestosu... Ve içeriği kadar imza sahipleri dikkate değer. İnsanın anarşist olası geliyor:) Biliyorsunuz Anarşizm, toplumsal otoritenin, tahakkümün, erkin ve hiyerarşinin tüm biçimlerini bertaraf etmeyi savunan çeşitli politik felsefeleri ve toplumsal hareketleri tanımlayan sosyal bir terimdir. Anarşi, her koşulda her türlü otoriteyi reddetmektir. Gerçi anlam kaymasına uğrayan anarşist "terörist" gibi algılanıyorsa da bu yanlış bir ifadedir belirtelim.
Bu arada Sayha'nın uzak mekan sahipleri, Değrli Zehra Arslan'a vekalet vermiş ve yürüyüşte en layıkıyla temsil edilmişlerdir...
Yürüyene de yürütene de selam olsun.