Sayha Dergi

  • ramazan
  • 100 türk büyüğü
  • kimdir, nicedir?
  • ara
  • İletişim
Tefekkür › Gel Koma Beni Bu Sevdadan

Gel Koma Beni Bu Sevdadan

ismail okutan — Paz, 29/06/2008 - 05:21

Zaten iyice eğrelti durduğum yerden doğrulup pencerenin kenarına iliştim. Hayalimde bir yabancı gibi durduğum şehre baktım. İçimde dikenli bir telle etrafı çevrilmiş tehlikeli bir bölge gibi duran yaralarım kanamaya başladı. Ama hiç acı duymuyordum. Hayat bir oyun mu? Ben bir oyuncu muyum yoksa diye, düşündüm? Ama içimde öyle sağlam bağlar var ki beni tüm benliğimle hayattan koparıp başka bir kimse de olmayan bir sevdanın toprağına bağlıyordu. Beni azgın suların sellerinden koruyan bir köprü gibiydi sevdam. İnsanlığın aşk tarihi kadar köklü, ruhlu, esaslı, esrarlı bir sevdaydı bu sevda.

İşte bu sevdayla birlikte geçen çocukluğumdan kalma bir içgüdü tüm insanları eşit bir şekilde sevmeyi öğretti bana. Bu yüzden mücadeleci bir insanın içgüdüleriyle doğdum. Yani kötülüğü, haksızlığı, eğriliği, yamukluğu, namussuzluğu ve ihaneti ortadan kaldırmayı çok seven bir Peygamber mirası olan mücadele ruhuyla doğdum. Bu yüzden sevgiye müthiş tutkunum. Toplum halinden anlayan bir basiretle, yeryüzüne sevgiyi yerleştirmek için önce nefreti ve ihaneti ortadan kaldırmak gerektiğine inandım. Yıllardır içimde tutuşup sönmeyen bir ateş var. Ateş gibi olan bu sevda uğruna çile çekmek mutluluk verir bana. Çok iyi biliyorum ki diken aşılanmazsa demet demet gül vermez, şeklindeki düşüncelerimle birlikte yumruklarımı sıkıp havaya kaldırdığımı, gayri ihtiyari bağırdığımı görünce ne oluyor bana diyerek yeniden usulca oturdum yerime oturmasına ama, yazgımız neden hep köleliktir, neden hep afallayıp parlayıp bir şey yeniden duruluyoruz, oturuyoruz yerimize, diye kendi kendimi sorguladım. Bizim havamızı kim alıyor, diye sordum kendime?

Güpe gündüzün ortasında hayallerden, beyaz düşler görmekten kurtaramıyordum kendimi; Hayatın iyice yabancılaşıp bizi değerlerimizden koparıp atmasına karşılık; hep kendimiz olmak için çabalamak çağımızın en büyük erdemi olmalıdır. İsmat ÖZEL’ in dediği gibi; Neden hep başkalarının aşklarıyla başlıyor, başkalarının aşklarıyla bitiyor hayatımız. Biz özgür insanlar değil miyiz yoksa? Mahkûmlar da bazı haklara sahip oluyorlar, sınırları çizilmiş, kalın duvarlarla çevrilmiş hayatlarının içinde. Bu onların özgür oldukları anlamına gelir mi? Mahkûmlara gardiyanları seçme hakkı vermek onlara özgürlük hakkı vermek anlamına gelir mi? Bizim mahkûmlardan farkımız ne? Bizim hayatımız da saydam duvarlarla çevrilmiş. Mahkûmlar kalın taş duvarları yıkıp kurtulamıyorlarsa, biz de saydam duvarları, sanal engelleri yıkıp kurtulamıyoruz işte. Yanlış mı söylediklerim? Ama bir şey var, bize her şeye rağmen özgürlük veren, özgürleştiren. O da sevda derecesinde sevmektir. Sevda derecesinde tutulmaktır. Güle vurulmaktır sevda derecesinde. Yani sevdalanmaktır gülün Rabbine. Ya Rabbi gel koma beni bu sevdadan. Biliyorum ki sevdanın suyu bana özgürlük ruhu verir. Bir çiçek gibi ruhumu aşılayıp diken değil, gül vermesini sağlar.

Topyekûn olarak Sevdadan uzaklaştığımız bu günlerde belki de yeni bir aşka yakınlaşabiliriz. Bitip tükendiğimizi sandığımız bu günlerde belki de yeniden bir uyanışın kucağında uyanabiliriz. Hazır mısınız? Sevda can yeleği gibidir. Kurşungeçirmez elbise gibidir, bizim güvenliğimizi sağlar. Bunun bir tek şartı vardır; o da ona ihanet etmemektir. Onu her dem damarlarında taşıyıp kalbinde ve hayatında yaşamaktır, yaşatmaktır.

Yenildiğimizi sandığımız bu olaylarda belki de bir zaferin sarhoş edici sevinciyle dönebilirsin kalene. Bütün kalelerimiz düşmüş olabilir, dallarımız budanmış olabilir, ağacın gövdesi kırılmış olabilir. Hatta ağacın kökü de yerinden sökülmüş olabilir. Hiç önemli değil. Unutmayalım ki Rabbimiz koskoca bir çınar ağacının bütün özelliklerini küçük bir çekirdeğin içine saklamıştır. Bütün mesele korkmadan yeniden o çekirdeği, o tohumu ekmektir. İslam ülkelerinin iman yüklü ruh çekirdeği düştüğü yerden yeniden filizlenecektir. Önce toprağa kök salacaktır. Sonra geçmişte olduğu gibi büyük bir çınar ağacı olarak dünyanın en ücra köşesine kadar uzanacaktır. Hayalleri olanlar asla uyumazlar. İdeali olanlar asla yenilmezler. Hiçbir hayırlı çalışma hiçbir şekilde kaybolmaz, diye düşünerek uyandım yeniden hayata. Tutundum sevdanın eteklerine. Beni yeniden hayata bağlıyordu bu yüce sevdanın sahibi.

Evet, hayat bir oyundu ve ben bir oyuncuydum. Bunu anladığımda rahatladım, yeniden düşünmeye başladım. Rolümü en iyi şekilde oynamalıydım. Penceremin camlarından içeriye aşk rüzgârı estiğini hissetmeye başladım. İlk işim bunu anlamakla başlıyordu. Yani rolümü kavramaya çalışmalıydım.

Ya Rabbi gel koma beni bu sevdadan. Biliyorum ki sevdanın suyu bana özgürlük ruhu verir. Bu sevgiye müthiş tutkunum işte. Başka ne yapabilirim ki? Başka ne düşünebilirim ki sevdadan gayri?

  • Tefekkür
  • ismail okutan yazıları
  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

sevda

esrardede — Paz, 29/06/2008 - 18:13

dökülen mey kırılan şişe-i rindan olsun......

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

sevda çok uzaklarda

Gülden Aras — Paz, 29/06/2008 - 19:58

"sevda çok uzaklarda
yıldızların da ötesinde
bilmem nasıl yakalarız
kuşlar ,kuşlaar
ya umutlar biterse?
gidemem gidemem gidemem
o kadar uzaklara gidemem
tek çarem sonsuzluğa
atın beni kuşlar...."

ben umutları bitirmiyorum.Bana aşkı öğreten bir hayat bir de kainat ve onları bana vesile kılan Yüce Müteal var."Kuşlar kanat çırparken zikrederler "buyuruyor ,içime bir aşk katıyor,izlerken gönlüm sevdayla doluyor..Aslında sevda uzaklarda da değil öyle.Hemen yanıbaşımızda."Kendini yalnız mı sanırsın içinde gizli bir sen vardır" diyor Mevlana .O gizlimiz bize hep aşkı ve sevdayı fısıdıyor tıpkı Yunus Emre'nin "Gelin tanış olalım
İşi kolay kılalım
Sevelim,sevilelim
Dünya kimseye kalmaz " dediği gibi...

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

sevgi

esrardede — Pzt, 30/06/2008 - 10:26

"aşk bir şem'-i ilâhîdir benim pervânesi
şevk bir zencîrdir gönlüm anın dîvânesi"

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Kategorilerden

Kişilere Dair Hür Tefekkürün Kaleleri Gülü Gülle Tartarlar Kara Kalem Yazıları Molla Kasım'ın Sahih Rüyaları Tefekkür Gelişi Güzel İçe Dönüş Yürek Yarası Gonca Güncel Haberdar Berceste Söz Ola Gül Kokusu Ümmet Coğrafyası Şiir Makamı Kimdir Nicedir Sorulunca Söylenenler Tanıtılanlar Düş Vakitleri Hüzün Alanı Zamana Dair Hay Sızı Reyhan
tamamı

Ey Oruç Tut Bizi

Allah Rasulü Buyuruyor ki: “"Bu ayda dört şeyi çok yapınız. Bunların ikisi ile Rabbınızı hoşnud edersiniz; ikisinden de zaten uzak kalamazsınız. Rabbınızı hoşnud edecek iki işiniz; la ilahe illallah diyerek Allah'ın birliğine şehadet etmeniz ve bağışlanma dilemenizdir. Uzak kalamayacağınız öteki iki şeye gelince, onlar da Allah'dan cenneti isteyip cehennemden kurtulmayı dilemenizdir."

Üye girişi

  • Üyelik başvurusu
  • Şifremi unuttum

Gezinti

  • Son Gönderilenler
  • Site Rehberi (Yol Haritası)
  • İletişim
  • Kategoriler

Üyelerimiz

  • Çevrimiçi
  • Yeniler
Şu an 1 üye ve 5 misafir çevrimiçi.

Çevrimiçi üyeler

  • Meltem Büşra
  • zarif şair
  • the imam
  • göğe bakma durağı
  • müşabih
  • dilara pınar arıç

Anket

Coca Cola, Pepsi vb. Ramazan Sömürüsü Yapıyor mu?:

Ramazan 2008

  • Geçmiş Ramazanlara Zeyl
  • Yeni Bir Dirim Habercisi: Oruç ve Ramazan
  • Konya Mescid Notları...
  • Ramazan-ı Şerîf ve Oruç
  • Belki Bu Bizim Son Ramazanımız Olacak
more

Son yorumlar

  • Sevdanın Saf Yürekleri
    1 sa. 59 dk. önce
  • Eski ramazanları bir de
    2 sa. 2 dk. önce
  • İlk orucunu tutan bir çocuğun
    2 sa. 4 dk. önce
  • şükran kesiran mücella Ablam,
    2 sa. 14 dk. önce
  • Dişlileri yağlayarak "milli öğütüm"e devam
    2 sa. 19 dk. önce
  • aradığınız buldunuz ise
    9 sa. 15 dk. önce
  • Suavi kurban niye ?çünkü sen
    21 sa. 52 dk. önce
  • sorun abdülhamid değil
    1 gün 3 sa. önce
  • Ne İstediğini Bilmek
    1 gün 3 sa. önce
  • Kişiyi söz sahibi kılana
    1 gün 4 sa. önce

Dostlarımız

  • Dostlar
  • Bunlar da Dostlar

Tarık Tufan
Cemaat
Yenilgi
İstisnai
Kurtuba
Kâinata Mektup
Pata-Gonya
Öyküzen
Dergi-lik
Arşivdesiniz
Sanat Akademi

  • Kuşluk Vakti
  • Mecazz
  • Akabe
  • Sadık Yalsızuçanlar
  • Dergibi
  • Zemheri Edebiyat
  • Blog Dergibi
  • İsmet Özel
  • Gök Ekin
  • Edebistan
  • Yazıhane
  • Parmakucu Edebiyat
  • Duyuru - Etkinlik

  • -Temrin Eylül Sayısı
  • - Değirmen Dergisi 15. sayısında kapak konusu "Teknoloji ve İnsan" yeni
  • - "Yedi İklim" edebiyat dergisi
  • -“Bir nokta” edebiyat dergisi
  • - "Ölümsüzlüğü Tattık Bize Ne Yapsın Ölüm…"
  • - dogudan 1 YASINDA…
  • - Bir Ricamız Var!..
  • ... Devamı
  • Rehber gezintisi

    • FAQ - Sık Sorulan Sorular
    • Katılım ve Telif Bilgisi
    • Künye

    Gözdeler

    Bugün:

    • Merhamet Belleten Kedi
    • İkinci Yılında Kurtuba Dergisi
    • Osmanlının Ali Suavi ile İmtihanı

    Sayha Dergi © (1990) 1998 - 2008

    • ramazan
    • 100 türk büyüğü
    • kimdir, nicedir?
    • ara
    • İletişim