Kitabın Ortası: Enes Tufan
Tarık Akat — Paz, 26/08/2007 - 23:00
Bir gün bir gece yarısı telefonunuz çalabilir ve telefondaki ses size “İstanbul, Şam ve Saraybosna’nın gayrı resmi fatihi kimdir?” diye sorabilir. Panik yapmayın; önce tekbir getirin, sonra Enes Tufan’ın adını söyleyin.
Enes Tufan bir devrimdir. Ümitsizlik denizinde vurgun üstüne vurgun yiyenler için tanıtıcı broşürler bastıran bir gezgindir. Güm güm atan kalbinin Kayseri Büyükelçisi olabilmek için mütemadiyen başvuru dilekçesi ilettiğim çağdışı garibdir. İHH’yla ümmete –fiilen- damardan bağlıdır. Bir parmak işaretiyle ayağa kalkılacak, bir parmak işaretiyle teskin olunacak birkaç kişiden biridir. Reddi keskin, biatı kavidir. “Malcolm X’i görsek ona ‘hey Malcolm!’ mı derdik, yoksa ‘Malik ağabey’ diye mi seslenirdik?” diyecek kadar asil; “Osmanlı olup şu Londra’yı fethetmek vardı.” diyecek kadar zariftir. “İyyake na’büdü ve iyyake nesta’in” ayetini okuduğuna sıkça şahit olunur. Yabancı dili “Esselamu Aleyküm – Ve Aleyküm Selam!” düzeyindedir. Kamuoyunda, adının yakın gelecekte Mogadişu’dan, Buenos Aires’ten, Samarra’dan, Kahire’den, Kuala Lumpur’dan, Lacandon Ormanından, Kigali’den, Kolombo’dan, Gazze’den, Belfast’tan, Tahran’dan, Hartum’dan yankılanacağı konusunda yaygın bir kanaat vardır. Allah’a inanır, annesini sever.
Bu adam ne zaman aklıma gelse, Grbavica’nın unutulmaz ilahisi Kad Procvatu Behari çınlıyor kulaklarımda:
Allah, Allah, Hakk Allah.
Allah, Allah, Cellallah.
Allah, Allah, Hu Allah.
La ilahe illallah.
- Tarık Akat yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli




Son yorumlar
15 sa. 49 dk. önce
1 gün 7 sa. önce
1 gün 14 sa. önce
1 gün 14 sa. önce
1 gün 18 sa. önce
1 gün 23 sa. önce
2 gün 6 sa. önce
2 gün 6 sa. önce
2 gün 7 sa. önce
2 gün 8 sa. önce