Mektubumda Ölüm Kokusu
Zehra Arslan — Paz, 24/08/2008 - 06:22
Sana Beni yazıyorum Ey...
Senin var olduğun ülkede sessizlik istiyorum Piraye. Cellat kesilmiş öfke kusan kara kargaların lakırtısından usanışımın yıldönümündeyim. Vücudumda hançerden delik deşik edilmiş kelimelerin mahpusluğu... Yaralarım Yusuf'un kör kuyusu kadar derin. Tuz banası bir hale geldi bedenim...
Bana yaklaş ve hükmünü neşret Piraye. Kiraz mevsiminden bahset. Dallarımıza kara kargalar konmayan kiraz mevsiminden. Acılarımızı el bombalarına sığdıranlara ıslah haberleri gönderelim Piraye. Suni zelzelelerle ülkemizi sarsmaya çalışan siyah gazete manşetlerine karşı biz hep beyazlara sarmalanalım. Varsın hükümsüz olsun rengimiz. Bombaların gürültüsünden kulaklarım iflasın eşiğinde Piraye...
Gözlerimde emzikten türeyen yalancı gözyaşları taşıyan adamların gölgeleri. Gölgeni dirilt ve tek hüküm taşıyan sen ol Piraye. Senin firakında dönüp dolaşırken ben! Meşeden bir tabut piraye...Sığar mı ki bu koca beden? Akli dengelerim bozuluyor Piraye...Bombalar, emzikten türeyen adamlar ve meşeden bozma bir tabut! Ensiz, biçimsiz şekli, toprağa uzanıyor hükmü.
Korkmadım piraye postalların ardına gizlenen adamlardan, korkmadım piraye beni yakan harından... Şimdiler de korkar oldum meşeden bozma bir tabuttan...Acının kaçıncı halindeyiz piraye? Ölüme biraz ara versek! Tankları konuşsak, seni konuşsak, hara denk düşen yüreğimi... Tanklarda nerden çıktı bilmiyorum Piraye! Ülkemde var olan tanklardan, filistindeki tanklardan, yüreğimizde sürgün gibi yaşayan her daim insanlığa saldıracak olan tanklardan...Sustun piraye! Konuş(a)mazdın ki zaten...Varlığın sus olup yüreğimde gizlenir piraye...Ve yine sustun! Son nefesimin korkaklığında sana filistindeki taşın tankları nasıl ezip geçtiğini, ülkemdeki tankların kimleri ezip geçmeye çalıştığını anlatacağım. Bir kaç ter damlatılacak ruhuma. Sessizlik demiştim ya piraye ne kadar da gürültülü bir mektup yazdım yine sana! Sessizliğin hükmünü ilelebet sedasızlık olan ölüm aldı Piraye...Zaman, tükenişimin yorgunluğu son cümlelerimin bitirilmişliği...Piraye usandım tankların harekatından, usandım bombalardan, usandım savaşlardan, usandım ayrılıklardan... Yineliyorum Piraye kiraz dallarımıza kara kargalar konmasın! Bulutlara yaklaşıyorum Piraye! Son bir şehadet nidası! Nefesim tükeniyor Piraye! Toprakla birleşiyor vücudum! Bombasız , tanksız, savaşsız ve gürültüsüz bir hayat çalınıyor ömrüme...
- Zehra Arslan yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli



Biz kaçıncı halimizdeyiz?
Eshabil Zavrak — Per, 28/08/2008 - 00:27Kırık kalemin sancısıydı sanki; içten gelen serzeniş, soru!
''Acının kaçıncı halindeyiz piraye?''
Peki ya Acı kaçıncı halinde?
Kırık gönüllerin tercümanı misali..
Haydi, susma Piraye ve söyle bize? Bizi bize..
Biz acının kaçıncı halindeyiz, biz kaçıncı halimizdeyiz?
Sus/ma..
Biz?
Ah Min'el-aşk
/özgünlüğün bahçelerinde
Zehra Arslan — Salı, 26/08/2008 - 20:22/özgünlüğün bahçelerinde nazan bekiroğlu ya da nazım hikmet gibi yerini yolunu belli etmiş isimlerin yanından geçmek bayağı tehlikeli olabiliyor, aslını aşamayan nitelikteki "benzer" eserler, durdurup aklı "bi dakka ya, ama.." dedirtiyor.. /
Ben ise " bir saat ya, ama..." diyorum :)...Belkide daha uzun soluklu zamanlar...
Cümle kapısı: kalbin kapısı...Hayatımda tüm kitapların isimlerini unutabilirim ama "cümle kapısını" asla...Sadece görünen isim pirayedir...
gerekçesiz aşk: piraye _
leyla marankoz — Salı, 26/08/2008 - 13:18gerekçesiz aşk: piraye _ NAZAN BEKİROĞLU/ CÜMLE KAPISI
piraye diyince aklıma düşer hep bu yazı..
zehra hanımın yazısıyla belki alakasız, kendi şahsında güzel de bir yazı aslında ama çağrışımlardan uzak durmak gerek...
özgünlüğün bahçelerinde nazan bekiroğlu ya da nazım hikmet gibi yerini yolunu belli etmiş isimlerin yanından geçmek bayağı tehlikeli olabiliyor, aslını aşamayan nitelikteki "benzer" eserler, durdurup aklı "bi dakka ya, ama.." dedirtiyor..
yazıya gelirsek, güzel bir duygu silsilesi, yalın, içten, ve derinlerimize seslenen.. derinlerimizi acıtan hatta...
var ol zehra...
sızıyı gideren su, suyun sızladığını kimseler bilmez.....
yüreğinize sağlık...
Nilay Bolattaş — Pzt, 25/08/2008 - 09:27Öyle bir yazı ki gönlüne dokunuyor insanın,söylenecek söz bırakmıyor...
Yüreğinize sağlık Zehra Hanım.
yüregine saglık
merve aktürk — Pzt, 25/08/2008 - 05:44zehracıgım çok guzel olmuş yüregine saglık.. ....selamlar..
herkese bir piraye
nur zelal — Paz, 24/08/2008 - 19:49Bir çöl kuraklığında susadıkça sustuk, sustukça daha derindi yara daha uzaktı yar.Herkesin payına bir piraye düştü,bilge bir bakışa kilitlendi ruhlarımız.Herbirimiz bir ucundan tutunmaya çalıştık hayatın,birbirinin omuzuna dayandığını bilmeden.Yuvarlak masa toplandı tüm pirayeler ve döktüler eteklerindeki taşları bir bir.İyiki de döktüler. Yoksa nasıl bulunurdu izleri yarenlerin,yalana tesim olmamakta direnen...
herkese bir piraye
nur zelal — Paz, 24/08/2008 - 19:34uzun uzun sustuk. Havada asılı cümlelerimiz vardı, duvağı açılmamış mutlarımız.Adı konmamış hüzünlerimiz.Her birimiz bir köşesinden tutunuyordu hayatın,birbirine omuz dayadığını bilmeden.Öyle çok sustuk ki lal olduk sandık.Hepimizin bir piraye'si vardı,bütün sırları bilge bir iççekişin ardında saklardı.Karanlığın en koyu deminde birer gül tutuşturuldu ellerimize,çoğaldıkça çoğaldık.Susmak mı? Hala yalana teslim olmamakta direnen dost ruhlara teğet geçmişken yolum,sustuğum bütün asırlardan öç alıyorum. Ama lütfen piraye de döksün eteğindeki taşları,hazır kıyamet sahnelerine denk düşmemişken ömrümüz.Yuvarlak masa buluşsun tüm pirayelerimiz ki durulalım.