Nokta'yı Koyduk, Taraf Olduk!
Ahmet TEK — Pzt, 25/08/2008 - 14:31
Bundan 2.5-3 sene önceydi yanlış hatırlamıyorsam. Murat Menteş'in sinema eleştirilerini okumak için almıştım ilk Nokta Dergisini. Genel yayın yönetmenliğinde Aktüel'i demokrat bir çizgiye çeken, ucuz cinsellik sömürüsünden kurtaran, daha önce Yeni Şafak'ın MedyaKronik sayfasını hazorlayan Alper Görmüş vardı. Aşk romanlarının usta ismi Ahmet Altan ve Ümit Kıvanç gibi isimler de yazar kadrosundaydı. İlk sayıdan haberleriyle, yazarlarıyla kendini okutturan bir dergiydi. Okudukça afallatan, samimiyetiyle ve tarafsız duruşuyla farklı bir albeniye sahipti.
Başörtüsü yasağını cesurca eleştiren, kürt sorunuyla ilgili hazırladığı dosyada Nazım'la Said Nursi'yi yanyana kapak yapan Nokta her geçen gün kendini takdir ettiriyordu.
Tabii ki en hayran olduğum konu askeri vesayet rejimine, kemalist-laikçi oligarşiye, kışla düzenine karşı olduğunu haykırmasıydı. ''Bu ülke kemalizmden kurtulmalı'' diyordu Ahmet Altan ısrarla.
Nokta Dergisi benim liberallerle, ikinci cumhuriyetçilerle ilk yakın temasımdı. Farklı dünyaların insanları olsak da yaşadığımız ülkede ortak bir ''Nokta'' mız vardı: inançlara saygılı, düşünceye özgürlük tanıyan, halkın gerçek iktidar olduğu bir devlet. Nokta anti-militarist haberleriyle dikkatleri üzerine çekerken, yayınladığı darbe günlükleri dergiyi kapanmak zorunda bıraktı.
Geçen sene Taraf adında bir gazetenin çıkacağını duyduğumda sevinmişti. Çünkü kadrosunda Nokta'dan tanıdığımız kalemler de vardı. Gazete Alkım yayınlarının bünyesinde çıkmasına rağmen, yayınevinin ucuz kitap politikasının aksine oldukça pahalıydı. 1YTL gibi bir fiyat bir üniversite öğrencisinin bütçesine epey bir yüktü. Ama ara ara almaya, destek olmaya çalıştık.
Gazete yönetimi fiyatı 40 ykr ye çekip, gündem oluşturacak manşetleri ard arda patlatınca gazetenin tirajı her geçen gün arttı. 3-4 binlerden 50-60 binlere ulaşan bir artıştı bu.
Özellikle Ergenekon davası sürecinde ortaya koyduğu gazetecilikle yerini sağlamlaştırdı. Merkez(!) medyanın görmezden geldiği haberleri ilk Taraf'tan öğrendik. Bu diğer gündem maddelerinde de devam etti. Taraf adeta bir demokrasi manifestosuna dönüştü. Başörtülüleri, kürtleri, sosyalistleri, liberalleri, islamcıları, toplumun farklı kesimlerini ortak bir duyarlılık etrafında birleştirdi. Bu durumdan statükonun yılmaz savunucuları oldukça rahatsız oldu. Etyen Mahçupyan'ın Yasemin Çongar'ın yazdığı gazeteye şeriatçı dediler. Fethullahçı, Akpartici, Amerikancı, Sorosçu, dinci gibi sıfatlar yakıştırdılar. Taraf'ın böyle olmadığını kendileri de çok iyi biliyorlardı ama maksat meyve veren ağacı taşlamaktı.
Hiç mi eleştirilecek tarafı yok Taraf gazetesinin, tabii ki vardır. Buyrun eleştirelim ama üstlendiği önemli rolü görmezden gelmeyelim. Türkiye'nin normalleşmesi için ''Taraf'' olalım!
- Ahmet TEK yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli



Taraf'ını seç, Öyle gel..
Musab Yasir — Cum, 17/10/2008 - 14:10Gerçek nedir Neo? Ya mavi hapı alıp, "orduyu yıpratmaya hayır" diyeceksin; ya da kırmızı hapı alıp "Hey General!" diyerek Matrix'e hoşgeleceksin! Ben sana ancak kapıları gösterebilirim; zira köprüden geçecek olan sensin.
...O hâlde, Matrix'e hoşgeldin!...
...gör ki raksederek ağlamak da varmış hesapta...
araf ile taraf arafında.
m. fatih kutan — Paz, 31/08/2008 - 17:48taraf gazetesi ilk çıktığında dudak bükülen, birilerinin damgalamaya hazır bulunduğu, bunun için özel gayretle mevzilendiği bir gazete. vakit ilerledikçe, sağlam bir yere oturdu. şu anda, ülkede çıkarılan en sağlam gazete taraf'tır. murat belge, leyla ipekçi, cihan aktaş, gökhan özgün, sivilay abla, ahmet altan, yasemin çongar, pakize barışta, ferhat kentel, yıldıray oğur.. başlarda kesif olan yazar kadrosu da şimdi saydığım üzre harikulade bir yerde. son iki haftadır da günlük kültür sanat gazetesi veriyor. bu ek-gazetede özellikle dış basından yapılan çeviri yazılar gerçekten edebiyat/sanatla ilgilenenler için harika kaynaklar. mahmud derviş'in ardından mourid barghouti'nin the guardian'da yayınlanan 'o hepimizin oğluydu' yazısının çevirisini yayınladığı için bile bu övgüyü hakeder bu ek.
taraf, beğenin beğenmeyin, güzel işler yapıyor.
-ki bu bir beğeni ifadesi.-
'direnme'nin unuttuğumuz bir 'yüz'ünü hatırlatıyor olması, kâfi.
http://kanatritimleri.blogspot.com/
normalleşme??
Ahmet TEK — Salı, 26/08/2008 - 17:44''inançlara saygılı, düşünceye özgürlük tanıyan, halkın gerçek iktidar olduğu bir devlet. ''
derken bunu anlatmaya çalışmıştım Nefi Bey.
selam ile...
"Buyrun eleştirelim ama
Kerem Ağahanlı — Salı, 26/08/2008 - 09:34"Buyrun eleştirelim ama üstlendiği önemli rolü görmezden gelmeyelim. Türkiye'nin normalleşmesi için ''Taraf'' olalım!"
Bence de düğüm burada... Hakikati dile getirenlerin yanında olmakığımız gerekmez mi? mayınlara da dikkat lakin.
Türkiye'nin normalleşmesi
Nefi Selamoğlu — Salı, 26/08/2008 - 17:00Türkiye'nin normalleşmesi için ''Taraf'' olalım!"
Ne demek bu şimdi. Herkesin kafasında farklı bir Türkiye ve farklı bir "normallik" varken nasıl olacak bu? Bizim mahalle ezikliği ile mi gerçekleştirilecek? İsterseniz geliniz önce "bizim mahalle"nin ayrımını koyalım ve sonra "diğer mahalle" vaziyetlerine bakalım... Bütün Türkiye hayallerine dalalım ve fakat bunun üzerinden bizi iğdiş etmelerine müsaade etmeyelim. Taraf olalım ama neye? Kadınlı kızlı beyoğlu dünyasına mı, "özgürlik" adına mı? Evet Taraf bir an evvel "Başörtüsüne" özgürlük, "Üniversitelerde Özgürlük İstiyoruz", "Yasakçıları İlan Ediyoruz"... gibi hakikaten bütün kesimlerin özgürlük mücadelesine girişirse, girişecekse, girişmeyi dahi düşünüyorlarsa TARAF olduk biliniz...
Tarafız...
Zehra Arslan — Pzt, 25/08/2008 - 22:50Herşeye rağmen darbe günlüklerini bölümler halinde yayınladılar...Gazete çalışanları ile irtibate gecildiğinde okuyucusunda bir şekilde destek almak onları daha çok güçlendiriyor...Şimdilik duruşları sağlam gözüküyor böylede devam eder inşaallah diyelim...
Güçlü dikene rağmen Gür sese devam..
Musab Yasir — Pzt, 25/08/2008 - 18:08Evet, arka sayfa hayvanlarından tutun da 20 soruya, telesiyejden tutun da Gökhan Özgün'e kadar çok özgün bir gaste yavu! Gerçekten de isteyerek, severek alıyorum; ve çok şey öğreniyorum. Hakikatin yanında durdukları için bu kadar etkililer...
Ve fakat!
Şu lambda destekleri olmasa keşke! Yani alkollü içki reklamlarını bir yere kadar anlıyorum ama şu eşcinsellere, gaylere falan çok yer ayırıyorlar. İşte bu çok güçlü bir diken. Gülü seviyorum. Dikeninden midem bulanıyor. Buna bir kısıtlama yapsalar keşke..
...gör ki raksederek ağlamak da varmış hesapta...
Hem Nokta'nın hem de Taraf'ın
Halid Aslan — Pzt, 25/08/2008 - 14:42Hem Nokta'nın hem de Taraf'ın dik duruşlarını takdir etmemek mümkün değil. Ezilip bükülen "islami medya"nın paçavralığını da yüzüne vurdular nitekim. Aydın kesim yakınlaşması deyiniz, Abant Platformu deyiniz, Genç Siviller deyiniz bu farklı kesimleri bir araya getiren birliktelikler önemlidir ve kimse kimseye ihanet etmeden, ya da kimsenin boyunduruğuna girmeden "uzlaşı" daim mümkündür.
Yalnız.... Hep taviz veren taraf şıkkı ise bize düşen kalsın, biz almayalım... Yok eğer her şey müşterek, rahatsızlığımız aynı karede, elleşelim ise "tamam, haydi kardaş..."
İslamcıların "Ortadoğu" isimli (en azından bir şekilde çağrıştıran) gazeteye ihtiyacı var. İslamcıların Taraf'ın yaptıklarını yapabilecek bir bakış açısına, muvazeneye ve basirete ihtiyaç var. İslamcıların pastadan pay almak değil "adam olmak" gibi bir derdleri var.
Ve İslamcılar hâlâ durumun farkında değiller...
Cihan Aktaş da Taraf'ta Yazıyor
Selman Maltaş — Pzt, 25/08/2008 - 21:30Nokta Dergisi'yle başlayan süreç Taraf Gazetesi'yle devam ediyor. Daha önceleri İslamcı gazeteleri alır, destek olmaya çalışırdım. Şimdilerde ısrarla Taraf Gazetesi alıyorum. Cihan Aktaş'ın Taraf'ta yazması da Taraf Gazetesi'ne ayrı bir değer katıyor. Gazete'de Hakan Aksay'ın Rusya'ya dair kaleme aldığı yazılar ilgimi çekiyor. Okumadan geçmiyorum. Etyen Mahçupyan başlıbaşına bir ekol. Ahmet Altan'ın yazılarındaki sadelik ve tavır alış gerçekten takdire şayan. İslamcı Gazetelerdeki kültür ve sanata dair duyarsızlık Taraf'ta yok. Temsil ettikleri ideolojiyi önceleseler de İslamcı Gazete ve diğer yayın organlarına örnek olacak kadar dikkat çekici kültür-sanat sayfaları hazırlıyorlar. Keşke Müslümanların kültür-sanat faaliyetlerine daha çok yer verseler diyorum bazen. Cihan Aktaş bu boşluğu doldursa da, Gazete nezdinde çok fazla bir ilgi görememek beni ayrıca rahatsız ediyor. Kültür-Sanat eki de vermeye başladı Taraf birkaç haftadır. Bunu da esgeçmeyelim. En son Mahmud Derviş'in yakın bir arkadaşının Mahmud Derviş için yazdığı yazının çevirisini yayımlamışlardı. Etkileyiciydi. Metin Önal Mengüşoğlu'na da 20 soru sordular o gün. Taraf Gazetesi'nin ikinci cumhuriyetçilere yakın bir çizgisi var. Böyle de bir takip edilesi yanı var Taraf'ın. Vakit Gazetesi'nin sitesi Habervaktim'de okuduğum bir haber vardı. Hürriyet ve Taraf Gazetelerini karşılaştırıyordu Habervaktim. Hürriyet üzerinden bir nevi Taraf'a vuruyordu. Bunu yadırgadım. İstanbul'da Aksiyon Dergisi'nin GYY'si ile karşılaştım geçen hafta. Kendisine Taraf'ı sordum. Gazetenin ekonomik anlamda çok da kendisini kasmadığını söyledi. Zaten az sayfayla çıkıyor, çok fazla muhabir çalıştırmıyor, sadece manşetleriyle öne çıkıyor dedi. Yani birilerinin bahsettiği gibi, finansör olayının çok da fazla abartılacak bir durum olmadığından bahsetti. Son olarak Genelkurmay'ın lahika belgeleriyle ilgili olarak baskın yapacağını tebliğ etmesinden sonra gazete binasına bütün basın mensuplarını çağırarak baskını gece geç saate kadar gazetecilerle birlikte beklemeleri medya literatürümüze yeni bir soluk getirdi. Nokta Dergisi'ne yapılan baskın ve aramada da buna benzer şeyler yaşanmıştı aslında. Günlerce polis ve dergi elemanları birlikte çalışmışlardı aynı binada. Bir grup haber yapmaya çalışırken, diğer grup bilgisayarlardan veri kopyalıyordu. Hatta Ahmet Turan Alkan bu konu hakkında müthiş bir taşlama yazmış, bizleri meftun etmişti. Nokta'daki ironik tavır anlayacağınız Taraf'ta da aynen sürüyor. Ben Taraf'ı izlemeye devam edeceğim, siz de izlemeye devam edin derim.
sm