Sayha Dergi

  • 100 türk büyüğü
  • kimdir, nicedir?
  • ara
  • İletişim
Ana sayfa

Bakışı Güzeller

Akşam Oturması

asude zeynep toprak — Salı, 18/11/2008 - 13:19

Düşlerimde sabahlayan gözlerini de, hayalini kurduğum günleri de yanıma alarak küçücük bir yürüyüşe çıktım. Yüzüme bahar, yüzüme kasım vurdukça yenilendi kırıklığım, kırıklık dediğim şey elbette soğuk algınlığı. Kaldı ki hayatta nazımın geçtiği Kasım’ımdan gayrı ne’m kaldı?

Sokak esmer yandaşlarını içine çekiyor, ben ilerledikçe içe çekiliyorum. İçe çekilmek fiili, oturmanın, ayağa kalkınca yeterince fiil olmadığını kanıtladığımız kendimize bir cendere aslında. Kendimce hallettiğim şeyleri, tekrar kendimce ‘şey’ olarak hayatıma sokmayı başarmıştım. Elbette bu sıradan bir gün olamazdı, zira Kasım hala bana cilve yapıyordu ve hala krizantemleri akıl edememiştin…

  • Ümidlere Dair
  • asude zeynep toprak yazıları
  • 6 yorum
  • tamamı

Yahya Kemal'de Hayâl

Senem Gezeroğlu — Per, 13/11/2008 - 13:20

O kuşun ömrü bir güzel gecede,
Bir güzel beste söylemekle geçer.
O kuş en kuytu bahçelerde öter;
Hayâl içinde yaşar,
Hayâl içinde ölür.

Sarmaşık yüklü vâdîde, en kuytu bahçelerde ve el değmemiş ağaçlarda öten; geceden tâ şafak sökünceye dek nağme nağme inleyen ve sesiyle dinleyeni mest eden; bahardan bahara görünüp kimsenin bilmediği bir muammâya bürünen bir kuştur şair… Bütün ömrünü şiire vakfederek güle niyâz eden bir bülbüldür şair… Şair ki, gerçekten öte hayâldir. “Gece Bestesi” adlı şiirinde de ifade ettiği gibi “hayâl içinde yaşayıp hayâl içinde ölen” bu şair elbette ki Yahya Kemal’dir. Hayâl, Yahya Kemal Beyatlı’nın hayatında öyle yer etmiş ve şiirlerine öyle aksetmiştir ki hemen her şiirinde hayâl, hulyâ, rüyâ ve serâba ilişkin kullanımlar görülür. Hayâl, uzak bir diyardır Beyatlı’nın lûgatinde:

  • Kişilere Dair
  • Senem Gezeroğlu yazıları
  • 5 yorum
  • tamamı

Bariha soruları

mehsani — Salı, 11/11/2008 - 13:02

Bilemediğim içindi
Tarifinin teferruatını aşkın
Sen saraylarda zevki sefada
Ben vefada, o zannedilen kaçkın

  • Ümidlere Dair
  • mehsani yazıları
  • 2 yorum
  • tamamı

Yanık Koza

Gülden Aras — Per, 06/11/2008 - 13:08

Sonunda ölüm bile varsa içine düştüğüm kozanın artık parçalanmasını istiyorum,bir günlük yaşam için,görmek,bilmek,duymak,anlamak için…

Bir günlüğüne konayım çiçeklere…Bir günlüğüne düşecekse yolum pis çöplere bile yaşamak,hiç yaşamamış olmaktan, hiç görmemekten,hiç bilmemekten yeğ.

Değil mi ki o bir gün benim bütün bir ömrüm.Ömrümün yollarını kanatlarımı çırpa çırpa ,yorula yorula görmek istiyorum. O yollara düşen gölgeleri,karanlıkları görmeden bilemem ki. Belki has bahçe içinde bir gülün ortasına düşecek yolum vardır. Belki o gülden bir diken batacak en hassas tenime ama varsın olsun diken de gülden değil mi? Yaşamı bilmeden ölümü bilebilir miyim ki?

Bir kelebeğin kalbi nasıl sükuna varacak küçücük kozanın içinde,tekmeleyip kurtulmak istiyorum işte!

  • Ümidlere Dair
  • Gülden Aras yazıları
  • 2 yorum
  • tamamı

“Ârif Nihat Asya İhtişamı”

Senem Gezeroğlu — Çar, 29/10/2008 - 06:58

Ârif Nihat Asya’ya bir gün Ziya Gökalp hakkında bir konferans verileceği ve konuşacak kişinin de Ziya Bey’in kardeşi M. Nihat Bey olduğu söylenir. Ârif Nihat, Ziya Gökalp’ı çok sevmektedir; ancak konferansa gitmez. Yavuz Bülent Bâkiler’le geçen bir konuşmasında Ârif Nihat, yüzünü buruşturarak “Gitmedim, içimden onu dinlemek gelmedi.” der. Yavuz Bülent Bâkiler bu durum karşısında şunları söyler: “Doğrusu çok şaşırdım Hocam! Ziya Gökalp’ı kardeşinin ağzından dinlemeye koşacağınızı sanmıştım.” Ârif Nihat’ın gitmeme sebebini uzunca anlattığı konuşmasından bazı cümleler şunlardır: “Niçin koşacakmışım? Gitseydim, adam kalkıp bana Ziya Gökalp’ın hayatını ve fikirlerini anlatacaktı: ‘Ağabeyim 1876 yılında Diyarbakır’da doğdu, 1924 yılında İstanbul’da vefat etti…’ diye söze başlayacaktı. Peki sonra? Sonra bana Ziya Gökalp’ın fikirlerini açıklayacaktı. Bunlar benim bildiğim, yıllardan beri edebiyat derslerinde anlattığım şeyler. Ben o konferansa gittim mi Ziya Gökalp’ı çeşitli özellikleriyle dinlemek isterim. Meselâ ben, Ziya Gökalp’ın nasıl oturduğunu merak ediyorum. Ziya Bey nasıl otururdu? Bağdaş mı kurardı, diz üstü mü otururdu, ayağının birini altına alıp ötekisini göğsüne doğru mu çekerdi? Nasıl giyinirdi? Nasıl gülerdi? Ağlamasını bilir miydi ağlamasını? Nasıl yazardı? Nasıl okurdu? Ve azizim kahveyi nasıl içerdi kahveyi? Sade mi içerdi, şekerli mi, az şekerli mi? Bunlar benim için çok önemli, çok önemli: Ben Ziya Bey’i çeşitli özellikleriyle bilmek, dinlemek isterim.”

  • Kişilere Dair
  • Senem Gezeroğlu yazıları
  • 4 yorum
  • tamamı

Trabzonlu Edebiyat Tarihçisi Nihat Sami Banarlı

M.Nihat Malkoç — Pzt, 27/10/2008 - 12:39

Nihat Sami Banarlı için, sadece bir edebiyat tarihçisi demek yeterli olmasa gerek. Zira o, edebiyat tarihçiliğinin yanında çok üstün meziyetlere de sahipti. O; şair, yazar ve edebiyat öğretmeniydi aynı zamanda. Fakat mesaisini daha çok edebiyat tarihçiliğine ayırmıştır. Edebiyatımızın gizli hazinelerini açığa çıkarmıştır. Onun için de bu sıfatla tavsif edilmektedir.

Merhum Nihat Sami, Trabzon kökenli bir ailenin oğludur. Trabzon’un Alemdarzâdeler soyuna mensuptur. Dedesi, Fatih Sultan Mehmet’in bayraktarlığını yaptığı için ailece bu sıfatla anılmışlardır. Dedesi Hilmi Efendi, İstanbul’da kurulan ilk Osmanlı Meclis-i Mebusan’ında Trabzon mebusu olarak görev yapmıştır. Kendisi Mürettep Divanı olan bir şairdir. Banarlı’nın babası İlyas Sami Bey de bir vatan şairidir. Yani Nihat Sami, şair kökenli bir aileden gelmektedir. Banarlı’nın kendisi de lise yıllarında hece ve aruzla şiirler yazmıştır. Fakat şairliğini beslemediği için ileri götürememiştir. Daha doğrusu edebiyat tarihi ve diğer türlerle yoğun olarak alâkadar olduğu için, şiire yeteri kadar zaman ayıramamıştır.

  • Kişilere Dair
  • M.Nihat Malkoç yazıları
  • 1 yorum
  • tamamı

Uzaklarda Bir Yerlerdeyim

Zehra Arslan — Paz, 26/10/2008 - 08:05

Kibrit kutusunda saklı hayaller
Tas sokakların erimeyen bakışları
çarmıha gerilmiş tüm isa yüklü duvarlar
bir çığlık karaltısı onlardan arta kalan
uzaklarda bir yerlerdeyim…

  • Kişilere Dair
  • Zehra Arslan yazıları
  • 7 yorum
  • tamamı

Umutlar ve Ümitler

Rana Kutlu — Cts, 25/10/2008 - 07:16

Hayata temiz, safiyane duygular ile başladıktan sonra: ümitler, aşklar, umutlar ve istekler. Ve hatta aşırı kendine güven duygusu... Bir anda bir yok oluş ve sönüş.. Ümitlerin, çırpınışların, isteklerin, umutların bitişi. Olağan, sıradan ve kendini kaybettiğin bir hayata geçerek, çoook uzunca bir süre o hayata tutunacağını sanmak. Ve kendi kendini öldürmek.

İnsanlar yok oluşlar ve tükenişlerle mi yeniden canlanmaya çalışıyorlardı? Hayatta hep bir umudun yitirildiği an olması gerekiyor muydu acaba? Bir tarafta tutunmaya çabalama için ihtiyaç duyduğunu sandığın şeyin olması: bir baba ve eş ihtiyacının karşılanması. Hayal kırıklıklarının söneceğini sanmak. Ama hayır, hayal kırıklıkları da tükenmiyor; fakat ne var ki insanın istekleri ve umutları da her ne kadar tüketmeye çalışsa da, içinde bir yerlerde devam ediyordu. Sönmüyor, dinmiyordu.

  • Ümidlere Dair
  • Rana Kutlu yazıları
  • 3 yorum
  • tamamı

Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu'nun Büyük Mirası

M.Nihat Malkoç — Pzt, 20/10/2008 - 18:18

Yıllardan beri hep söyleriz: Türkiye’de un var, şeker var, yağ var; fakat helva yapacak maharetli eller yoktur. Bu belki öznel bir yargıdır, ama yaşanan hakikatler bunun nesnel yanlarının da görmezlikten gelinmemesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yeraltı ve yerüstü zenginliklerimiz dünya devletlerinin iştahını kabartıyor. Büyük bir hazinenin üzerinde yaşıyoruz, lakin nedense ‘Derya içredir deryayı bilmezler’ berceste mısraının tecellisini hayatımızın her yanında ve anında görüyoruz. Bizi bu halden kurtaracak, bize geçmişin ihtişamını yaşatacak, maddî ve manevî değerlerimizi hayatımızın mühim bir parçası haline getirecek yüce şahsiyetlere bugün dünden daha çok ihtiyacımız vardır.

  • Kişilere Dair
  • M.Nihat Malkoç yazıları
  • 3 yorum
  • tamamı

Kaya Doruğu Ülkesi

Aynur Yavuz — Salı, 14/10/2008 - 10:37

Karanlık çok uzaktı.
İşte yine üşüyordu. Duyguları, düşünceleri hatta tüm hücreleri.Aldırmadı. Mevsim kışa yol alırken olurdu böyle.Olması gereken de buydu. Olsun. Ankara güzeldi bu mevsimde.
Yol.
-Bilir misin Beypazarı’nı?
-Yok bilmem.
-Peki ya sen?
-Bende bilmem.
Bir kere daha inandı ki dağlardaki karı eriten, yokuş aşağı bahar yağmurları salan, taşın yeşermesi idi güven.
***

  • Mekanlara Dair
  • Aynur Yavuz yazıları
  • 3 yorum
  • tamamı
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • sonraki ›
  • son »

Kategorilerden

Gonca İçe Dönüş Gülü Gülle Tartarlar Tefekkür Tanıtılanlar Gelişi Güzel Kara Kalem Yazıları Kimdir Nicedir Kişilere Dair Ümidlere Dair Yürek Yarası Hay Sızı Duyduk Duymadık Demeyin Reyhan Söz Ola Zamana Dair Berceste Güncel Şiir Makamı Hür Tefekkürün Kaleleri Hüzün Alanı Haberdar Sorulunca Söylenenler Ümmet Coğrafyası Düş Vakitleri
tamamı
İçeriği paylaş

Üye girişi

  • Üyelik başvurusu
  • Şifremi unuttum

Gezinti

  • Son Gönderiler
  • Site Rehberi (Yol Haritası)
  • İletişim
  • Kategoriler

Üyelerimiz

  • Çevrimiçi
  • Yeniler
Şu an 4 üye ve 5 misafir çevrimiçi.

Çevrimiçi üyeler

  • Halid Aslan
  • nur zelal
  • canan
  • Kâni Çınar
  • amelie
  • figen
  • hümeyra göçebe
  • tolga
  • Emine Yalçın

Duyuru - Etkinlik

- filbahar 7
  • - Sezai Karakoç Sempozyumu 15 Kasım 2008
  • - Terk Ettiğimiz Doğu'
  • - yenilgi: ayın bir muhabbet armağanı olduğu vaktin önündeyiz.
  • -Minare Dergi/ Edep Görmüş Dergi!
  • -Temrin Kasım Sayısı
  • - otuzuncuharf
  • ... Devamı
  • Kapı Komşusu

    Cemaat

    Anket

    Ülkemizde sporun (özelde futbolun) dostluk, kardeşlik tesis ettiğine inanıyor musunuz?:

    Son yorumlar

    • soğuk bir kelime..
      1 sa. 17 dk. önce
    • Hayat durur sanki...
      1 sa. 45 dk. önce
    • İçindeki çocuk...
      2 sa. 6 sn. önce
    • Kalem yarası Yürek sızısı
      2 sa. 2 dk. önce
    • kanayan kalemin damla damla ...
      2 sa. 30 dk. önce
    • hapishane
      6 sa. 27 dk. önce
    • iylik ve kötülük gibi.. her
      1 gün 1 sa. önce
    • Hapishanenin Doğuşu
      1 gün 1 sa. önce
    • Bu Yağmur
      1 gün 8 sa. önce
    • Bir Hikaye En güzel Böyle Yorumlanırdı
      1 gün 8 sa. önce

    Dostlarımız

    • Dostlar
    • Bunlar da Dostlar

    Hakan Albayrak
    Tarık Tufan
    Cemaat
    Kurtuba
    Kâinata Mektup
    Pata-Gonya
    Minare Dergi
    Rûh-i Gusül...
    Arşivdesiniz
    Dünya Bizim

  • Kuşluk Vakti
  • Mecazz
  • Akabe
  • Sadık Yalsızuçanlar
  • Dergibi
  • Zemheri Edebiyat
  • Yenilgi
  • İsmet Özel
  • Gök Ekin
  • Edebistan
  • Yazıhane
  • İstisnai
  • Rehber gezintisi

    • FAQ - Sık Sorulan Sorular
    • Katılım ve Telif Bilgisi
    • Künye

    Gözdeler

    Bugün:

    • Geçmişten Günümüze Mahpusluk ve Hapishane
    • Kalem Yarası
    • Yağmur

    Bilgi

    Sayha Dergi © (1990) 1998 - 2008

    • 100 türk büyüğü
    • kimdir, nicedir?
    • ara
    • İletişim