Hür Tefekkürün Kaleleri
Minare Dergi/ Edep Görmüş Dergi!
asude zeynep toprak — Çar, 05/11/2008 - 12:35
Adım Attık, O Halde ' Bismillah!'
Besmele çekmek garip şey, yeni bir işe adım atmanın, bir ekmeği ikiye bölmenin garipliği ve sıcaklığı ile sunulmuş bizlere. Bizler de sunulmuş nimetleri fark edenlerden olalım deyip yola çıktık, adım attığımızda, ‘Minare’lerden yükselen ses bizi yanıltmadı!
O halde; Bismillah!
TEMRİN Kasım Sayısı
canan — Pzt, 03/11/2008 - 13:16
ÜNLÜ TATAR ŞAİRİ ABDULLAH TOKAY’IN TÜRKÇE ŞİİRLERİ TÜRK EDEBİYATIYLA BULUŞTU
Mayıs ayında yayın hayatına başlayan aylık düşünce ve edebiyat dergisi Temrin, yazı ve mizanpaj kalitesiyle kısa sürede edebiyat dünyasının dikkatini çekmeyi başardı. Dergi, Kasım sayısında ünlü Tatar şairi Abdullah Tokay’ın Türkçe şiirlerini Türk edebiyatıyla buluşturdu.
- canan yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
"Yedi İklim" dergisi, Ekim 2008
Abdullah Birokur — Salı, 21/10/2008 - 07:48
Yedi İklim" dergisi, Sayı: 223, Ekim 2008
Kavurucu ve yağmursuz bir yazın ardından yağmur mevsimi başladı.
Hayatın doğasındaki denge kimi zaman bir dengesizliğe dönüşünce felaketler belirir. Yağmursuzluk bir felaket. Yağmurun çokluğunda bazen bunalır insan, fakat onun bir rahmet ve bereket olduğu zaman içinde bilinir. Fazlası da gelecek içindir.
Çocuklarımız yarış atı değil!
ismail okutan — Cts, 18/10/2008 - 07:24
Çocuklarımız yarışı atı değildir. Öğrenim hayatları boyunca birbirleriyle yarışmak ve üstünlük sağlamak zorunda, durumunda olan çocuklarımız adeta yarış atları gibi sınava hazırlanıyorlar. Hem de uzun soluklu bir yarış var ortada. Bu durum yada böyle olumsuz bir ortam, çocuklarımızın kişilik ve karekterini son derece olumsuz yönde etkiliyor.
Temrin Ekim Sayısı Çıktı
canan — Salı, 07/10/2008 - 16:58
Temrin, Ekim ayında bir sürprizle okurunun karşısına çıkıyor. Bektaşi şairi olan Hilmi Dede’nin 42 beyitlik ehli beyt sevgisini işleyen şiiri ilk kez dergide gün yüzüne çıkıyor.
Bektaşiliğin aslının ehli sünnet çizgisine uygun olduğunu ispat eden Fatiha tefsirinden sonra bu şiir de Bektaşiliğe bakışımızı değiştirecek. Edebiyat araştırmacıları için önem taşıyan şiirin tamamı dergide yer alıyor.
Derginin bu ayki şairleri: Şeref Yılmaz (çocuksu hüsnüzanlar), Uğur Uzunok (çocukluk eriği), Mustafa Uçurum (doğrula beni), Nurbanu Akay (kedi sonrası) ve Yusuf Özkan Özburun (mes lastik).
- canan yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
"Bir nokta" edebiyat dergisi
Abdullah Birokur — Paz, 28/09/2008 - 12:38
“Bir nokta” edebiyat dergisi 80.sayısında (Eylül 2008) Ramazan konulu şiirler ve yazılar ile çıkageldi. Bir ramazan okuması, ramazan bereketi… Özellikle şiirler odağında güzel bir çalışma olmuş.
Dergide yer alan isimler ve yazı başlıkları:
Cahit Koytak- Yoksullar İçin İki Tez
Mahmut Avcı- Çağlayan Hali
Süleyman Çelik- Geceye Niyet
N. Halil Atlıhan- Dünyanın Ortasında
Alpaslan Durmuş- Fentasir
Adem Yazıcı- Ayaz
- Abdullah Birokur yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
Ay Vakti 96. Sayı: Medeniyetimizin Hilâli Bosna-Hersek
Yekta Haktan İnci — Per, 11/09/2008 - 19:51
“Budur benim çabam, bu… Binlerce kök salarak, kavramak hayatı derinden ve ortasından geçerek acının, olgunlaşmak hayatın taa ötesinde, taa ötesinde zamanın!”
Yıllar önce Rilke’nin ağzından zamana dökülen bu deyiş, kuşkusuz İslam medeniyetinin temel aforizmasını da hatırlatıyor bize. Elest bezminde yüklendiğimiz aşk’ın, amellerimize bindirdiği göstergelerden biri de, bir ay boyunca dilimize ve nefsimize vurduğumuz kutlu prangalar… Oruç, bir mahya. Şeref Akbaba’nın da dediği gibi... Gönül dünyamıza yılda bir vuran, ama huzmelerini hayatımız boyu hissettiğimiz sükûtun, asırlık haykırışı.
Asırlardır davasına yürek koyduğumuz Şehr-i Ramazan, bu yıl rahmetini sonbaharın yaprakları arasına karıştırıyor. Yaklaşan zamanı haber veriyor Eylül! Bizler can çekişen baharın içinden yeni yeni hayatlar çıkarıyoruz Ay Vakti ile…
Ay Vakti Eylül sayısı ile dünyaya mal olmuş bir entelektüelin, hayatından biyografik kesitler sunuyor. Ve bizler bu sayıyı Aliya İzzetbegoviç’e ithaf ediyor, yaklaşan zamanın anahtarını O’ndan teslim alıyoruz.
Temrin Eylül Sayısı
canan — Cum, 05/09/2008 - 07:24
"Temrin" dergisi
"Temrin" aylık düşünce ve edebiyat dergisi, Sayı:5, Eylül 2008
Yeni kalemleri edebiyatımıza kazandırmayı hedefleyen Temrin dergisinin eylül sayısı çıktı. Derginin her sayısında olduğu gibi eylül sayısında da farklı kalemler ve yeni isimler yer alıyor. Ramazanın esintilerinin hissedildiği dergide Berat Demirci, Bilal Kemikli, Şeref Yılmaz, Necati Mert, Yusuf Özkan Özburun veTahsin Yıldırım gibi tanıdık isimler de yer alıyor.
- canan yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
Değirmen Dergisi 15. sayısında kapak konusu "Teknoloji ve İnsan"
Rüstem Budak — Çar, 03/09/2008 - 11:19
Hasbihal
1. Teknoloji, var oluş imkânımızı kayıt altına aldı. Oryantal muhalefet üslubuyla söylediğim bir şey değil bu. Bizden bağımsız bir şekilde var olan var oluş maceramız binlerce sistematik prosedüre bağlanmak suretiyle fact orijinalitesini yitirmiştir diyorum. Hayatımızı idame ettirmemiz için lüzum ihdas ettirilen her alet modern çağa dek bizim başparmağımıza bağlı bir atılım yetisi mesabesindeydi, artık değil. Tekno-hayat, bize bağlı olarak seyreden bir kader değil, bizi bağlayarak yol alan bir plana evirildi.
"Yedi İklim" edebiyat dergisi
Abdullah Birokur — Salı, 19/08/2008 - 16:20
Yedi İklim, Sayı:221, Ağustos 2008
Kendimizi tanımlamada ruhu bize ait sözcüklere gereksinim var. Bizden doğma, biz olan ve bizi tanımlayan.
Sanat ve Edebiyat genel ve bir üst kavramlar. Kuşatıcı ve fakat bütünleyici değil. Edebiyatın ve sanatın taşıdığı anlam ve değer milletten millete, uygarlıktan uygarlığa farklılıklar içeriyor. Dünyanın bir uçundan bir diğerine, coğrafî özelliklerde olduğu gibi inişli çıkıştı, ruhtan ve renk tonları farklılar içerir.
Üst kavramlar olan sanat ve edebiyat insanlığın ruh zenginliğini belirler, Sadece belirlemez kendisiyle birlikte birbirilerini değerleriyle birlikte olgunlaştırırlar. Bu değerleri yolculuklarını bıkmadan, usanmadan sürdürürler. Bir uygarlığın doğuşu, oluşu, yükselişi kendi sınırlarını aşıcı etki alanlarını da belirler. Yeryüzünde çok fazla büyük medeniyet yok. Irk ve kavimler çoktur, coğrafî sınırları belirlenmiş parça uluslar da. Bunlar yeryüzü kültürünü, medeniyet sınırlarını belirlemez.



Son yorumlar
22 sa. 9 dk. önce
22 sa. 21 dk. önce
1 gün 5 sa. önce
1 gün 5 sa. önce
1 gün 7 sa. önce
1 gün 7 sa. önce
1 gün 18 sa. önce
1 gün 19 sa. önce
1 gün 19 sa. önce
1 gün 20 sa. önce