Hikâye Makamı
Kalem Yarası
nur zelal — Cum, 21/11/2008 - 13:06
Bir yanım sağır, loş,karanlık...
Cevaplar atımın terkisinde yürüyorum
Yaralı bir serçe çağırdı dün akşam
Konduğum topraklarda acı ne de güzel taşınıyordu derken
Kaygılı bir yürekle
Utanarak
Korkuya yenik
Kanımı kemiren dost bir kahkaha gibi
Sırıtkan bir hüzünle
Yürüyorum.
- nur zelal yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
Orta Doğu Çocukları
Meltem Büşra — Per, 20/11/2008 - 13:19
Ben, Filistinli bir çocuğun sapanından fırlayan direşken bir taşım...
Hedefim, zulmün baş rolcüsü İsrail...
Küçüğüm ama gayem büyük...
Hissedilmem belki ama, atıldığım duyguların inancı yeter...
Bir sevda uğruna, bir kurtuluş adına, savrulurum zalimin arasında binbir duayla...
Kara gözlerin umutlu bakışları ahenginde,
Minik kalplerin heyecanlı ve korku dolu, bir o kadar da kararlı çarpışları doğrultusunda,
Dillerde dualar, gözlerde yaşlar ile,
Kan ve barut kokulu sokaklarda,
Bir vicdansızın acımasızlığını hissettirmek muradıyla vurmaya giderim...
- Meltem Büşra yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
Yağmur
Hilal Acar — Çar, 19/11/2008 - 16:01
Yağmur yağ inceden….
İçimde solmaya yüz tutmuş
Ümit kırıntılarının üzerine
Yağmur yağ inceden…
Her damlan hayat olsun
Ümit olsun
Yeniden….
Odanın penceresine vuran damlaların sesi ile uyandı. Üzerindeki ince yorganı sıyırıp yataktan kalktı. El yordamıyla perdeyi kenara sıyırdı. Cama vuran damlaların sesini duyuyor ama zifiri karanlık nedeni ile göremiyordu. Saatine baktı. Namaz vakti çoktan girmişti. Abdest alıp namazını kılana kadar ortalık ağarmaya başlardı.
şah mat
Adem Dönmez — Paz, 16/11/2008 - 07:34
Üzgünüm
Oyun bitti
Kaybettiniz.
Yeni bir cenaze daha kaldıracaksınız
Yarın,
Şu her zamanki musalla taşında…
Mesel Var Mesel İçinde
Kâni Çınar — Cum, 14/11/2008 - 11:32
Rabbim verdi mi böyle verir işte. Dallar kırılır, yer gök meyveye durur; bör – böcek yer, uçan – kaçan yer, insanlar yer; yeriz de bitiremeyiz Rabbimizin nimetlerini. Bitiremeyiz ve bu sefer başlar serzenişler, işin gücün arasında üf – püf sesleri…
“Baba” deyip mevzûya giriş yaptı bizim bir numara. “Her hafta sonu kayısı mı toplayacağız?”
Niyetini biliyorum keratanın ama çaktırmıyorum. Hele döksün bakalım eteklerindekini:
“Oğlum cinsleri ayrı ayrı bu kayısıların. Bak şu şekerpare, erken olur, dalında iken yenir; Portakal kayısı daha kekremsi olur bu da durmayı pek sevmez. Şu ufak olan yerli kayısılar ise hoşaflık, kurutmalıktır, hiç biri yerini tutamaz bunun. Olgunlaşanları toplayacaksın ki dökülüp araya gitmesin. Yazıktır.”
Kara Kız
Kerem Dağlı — Cum, 07/11/2008 - 12:56
çeşmelerden serinlik olup inerdin gözlerime. çınarlar, cevizler dal uzatıp umut nağmelerini mırıldanırken sıcak yaz seherlerinde, nazlı bir gelin edasıyla acımı süpürürdün. sızısı kesilmeyen çay gibi sevdamı berkitir, sineme meltemler estirirdin. ismin ayşe idi, fatma idi, emine idi. bir hacer nine bir de ben, kara kız diye çağırırdık seni, yarlardan boşluğa düşen her rüzgarın ardından. kara kız'a sevdalı bir deli oğlan vardı. kimdi, kimin nesiydi bilmezdin. bir göz, bir bakış yapışırdı her sabah, merhametin ile suladığın karanfillere, tenine. hayra yorup geçerdin kulağındaki çınlamayı. seni dualarla anan insanı bilmezdin. deli oğlan'ın sana sıcak günler gibi aktığını bilmezdin. savaş suskunu hacer nine susar, bilmezdin.
Şâirin Güncesinden
nur zelal — Çar, 05/11/2008 - 13:13
Güllerin dilinde demirden sözcükler,dağıtılan geçmişlere dair. Unutulan baharlarda yeşermiş sevdaları sürüklüyor bu dalgın hüznüyle hayat.
Hüzün bağında,acıya kalbedilmiş gül yüzlü çocukların ağıtını yakan bir şair,hep aynı şaşkınlıkla ekliyor kelimelerini acıya...hayat yüzünü bir çapkın gülüşle gölgeliyor şairin,içli sesinde taşınan umutların kırılışına inat.
Kimliği silinmiş şiirler yakılıyor zamanın öğütülmüş kentlerinde. Dost bir yüzün delişmen ifadesinde yakaladığı umut,ölümü sarmalayan gülüşlerin aydınlığında sürüklüyor hayatı.
Kendi Hâlinde, Kendince
Kâni Çınar — Paz, 02/11/2008 - 07:44
Kendi merkezinde bir adam.
Dünyaya yayılmış kuru yapraklardan, savrulmalardan, iç çekişlerden alabildiğine uzak ve alabildiğine kendi...
Durmadan efsaneler yazıyor, dibâceler, derkenarlar... Kâh Efrâsiyâb'dan bahsediyor kâh Timur'un ordusundan... Bir şairin tükenmek bilmeyen sevda desenli şiirleri ile ardı arkası kesilmeyen savaşların sırma saçlı, kara gözlü, ince belli güzellerinden bahsediyor tarihin koynunda. Yazdıklarının kenarına, yazdıklarıyla alakasız olmak kaydıyla güneşin etrafında dönen dünyayı, ayı, yıldızları; bir avcının ellerinin taş olmasına sebep kekliğin bedduasını ve yaradanına şükür edişini veya Fuzûlî'nin Su Kasidesi'nden taşan suyun serinliğini çiziktiriyor, suyun yüreği ile birlikte.
Su Vakitleri
Aynur Yavuz — Per, 30/10/2008 - 15:47
Bir adam vardı.Suyu arıyordu.Toprağı üç kulaç, beş kulaç kazdı.Suyu bulamadı.
On kulaç, on beş kulaç kazdı.Gene suyu bulamadı.Sonra yerin derinliklerinde kara kaya tabakalarına rastladı.Yeise düştü, gücü sona erdi ve suyu bulmaktan ümidini kesti. Fakat bir ses ona:
-Daha derinlere in, daha derinlere! dedi.
Daha derinlere indi ve suyu buldu.
(Rama Krişma) [1]
Selası verilmemiş, ismi minarelerden duyulmamış bir cenaze kalkıyor bugün yaşadığı sokaktan.
“Şanslıymış” diyor içinden, kısmetinde yağmur da varmış.
Ölümden çok toprak kokuyor dışarısı.
Yalnızların Hikayesi -I-
muhsin kalender — Pzt, 27/10/2008 - 12:42
Kente yalnızlık yağıyordu. O ise sıcak evinde ayazda bırakılmış yüreğiyle üşüyordu alabildiğine. Sessizce odasına doğru yürüyüp aynaya baktı. Yüzünde birikmiş düş kırıntılarını sildi eliyle. Ve rüyalarına astığı paltosunu sırtına geçirip kentin kalabalık sokaklarına vurdu kendini. Yolda gördüğü mendilci çocuktan tüm kentin yaşlarını silmeye yetecek kadar mendil satın aldı. Sonra adımlarını hızla karanlığa doğru savurup şehrin ışıltılı caddelerinden uzaklaştı. İçine ayışığı karışmış bir su birikintisine rastladı daha sonra. Tabanı delik ayakkabılarının yardımıyla çoraplarını ıslattı. Ve ordan suya vurmuş visalini seyredip ayrıldı.



Son yorumlar
22 sa. 18 dk. önce
22 sa. 30 dk. önce
1 gün 5 sa. önce
1 gün 5 sa. önce
1 gün 7 sa. önce
1 gün 7 sa. önce
1 gün 18 sa. önce
1 gün 19 sa. önce
1 gün 19 sa. önce
1 gün 20 sa. önce