Berceste
Telmihe cevap
gürbüz ünal — Cum, 04/07/2008 - 07:19
Arayıp da bulmak seni
Kasvetli gündüzler doğuran bu şehirde
Üç kelimeyle varlığını söyleyivermek, seni
Varlığın ritmi
Varlığın ateşi
Varlığın suyu.
Karşı ins
gürbüz ünal — Cum, 13/06/2008 - 13:46
Karşılar , hey karşılar!
Beyzademin düğünü var,duydunuz mu;
Lalelerle süslenmiş gelin arabası
Namazlığa oturtulmuş naylon bebek
Kalabalıkla civelek işte
Kendinde bulamadığını arıyor ins.
Yavan laflar def çalar
Ilgıtıyla esir düşer mahşerine
Dokunak yine de salkım söğüt
Ya da iblisle sırdaş bu böğür.
Kırmızı kuşak bağlarız
Tasasız bir ömür
Ayransız tas da ned’ceen!
Zılgıtlarla şişer avurtlar
Gece kesilirken gün esir
Yaman bellenir bulgurun üstünde yenilen
Hoşaf zahmetsiz,hemen yerine geçer.
Üç Anahtar (II.Bölüm)
Şahan Çoker — Cts, 07/06/2008 - 23:05
Köşe başına bırakılmış, şüpheli bir paket gibi bakma bana öyle... Ben artık pimi çekilmiş bir bombayım...
Sokulup anılarına hıçkırıyordun
Gözlerinden duydum seni
Şiirin sıcak döşüne yaslayıp ismini
Üç anahtarın,üç kapısını
Gösterdim sana,
Gösterdim, içimde kabaran cenneti
Sanmıştım gelensin
O gelen ki bize Tanrı emaneti
- Şahan Çoker yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
Kırkından Sonra
Hasan Erkan Karaman — Cum, 30/05/2008 - 11:36
Bütün utançların bir hışımla durur yüzünde
Öylece yol alır
Binbir meşakkatli tövbelerde
Kırkından sonra
Kırkından sonra taş ve pamuk aynıdır
Yare ulaşır diye tutturduğun türküler
Yürek sızlatmaz olur
Delikanlılıkta bağrını verdiğin rüzgar
Hayallerini yıkar başına
Kırkından sonra
Çıldırtan Şiir
Şahan Çoker — Çar, 21/05/2008 - 10:00
Ben tütün sarısı,
Sen göz karası
Bizdedir artık, çıldırmanın sırası
Biliyoruz
Çıldırırsak Mısralarımızı yakıp
Gazete kupürlerine tapacaklar
Ama kanırtacak varlığımız körfezi
Sırf Sabah Tez Olsun Diye
Şahan Çoker — Çar, 07/05/2008 - 12:47
Sırf sabah tez olsun diye
Anlatıyorum bu hikayeyi
Bir ırmak yavrusuna
Deniz nasıl tarif edilirse
Öyle anlatıyorum
Nefesim esiyor dumanında dağların
Okşayabilir mi diye saçlarını
Zaten yok aşıkların
Efem
gürbüz ünal — Pzt, 05/05/2008 - 12:38
Güllere açılan kirişli yollar
Zaman var, çocukluk üstüne bulutlu
Zaman var, ölüme umutlu
Git-gel;met-cezir;güneş ve ay
Elimize üşüşen nebulası çaydanlık
Konuşurken damak kuruluğu alır
Bir gün önce ve bir gün sonra
Ömre açılan yorganın endamı
Bir,iki,üç;üç ayrı ayak
- gürbüz ünal yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
Avşar
Mecazz — Paz, 04/05/2008 - 15:19
-ibrahim atıcı için…-
Bozkırın siyahında pörçük çadır
Gideriken göçümü yağma sayın
Kanımdaki yılkıyı pâdişâhım
Kişneten delilirik, haylaz mayın.
Yakışıksız Kaldım Sesler Arasında
Kâni Çınar — Cts, 03/05/2008 - 18:01
Şafağa düştü yağmur
Enflasyon düştü, bombalar düştü, gonca güle düştü
İflah olmaz demlerdi yedi iklim seni düşledim
Bakış hızında geldi mevsimler
Hasret rahlesindeydim
Susuşlar geldi
İsyanlar sevdalarla olsun
Gelmedin yakışıksız kaldım sesler arasında
Sevda renkli çocukluğumun
Perdelerine mıh vurdum matem ördüm
Acı bombalar patlattım hüzün sokaklarında
Elim dizimde kaldı bakışım esir dilimde
Mülteci Yalnızlığım!..
Filiznur — Cts, 03/05/2008 - 17:58
aczimin külliyatında
tüm istikametlerim sana.
hiçliğimin en hat safhasında
bir tek rotasın;
bir tek seyir.
bir tek seni zayi edemedim
içimin dehlizinde.
kitabelerde biriken
figanımsın.
gecenin kertiğine
büzüşmüş izbeliğimle
istifledim manasızlığımı…
- Filiznur yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı




Son yorumlar
1 sa. 52 dk. önce
1 sa. 54 dk. önce
3 sa. 32 dk. önce
6 sa. 51 dk. önce
10 sa. 26 dk. önce
10 sa. 27 dk. önce
10 sa. 34 dk. önce
10 sa. 41 dk. önce
12 sa. 24 dk. önce
14 sa. 4 dk. önce